You are about to join the
Discussion : EBay encounters more Internet frauds
Discussion is closed !1-15 > 16-30 > 31-45 > 46-60 > 61-75 > 76-90 > 91-105 > 106-120 > 121-135 > 136-150 > 151-165 > 166-180 > 181-195 > 196-210 > 211-225 > 226-240 > 241-255 > 256-270 > 271-285 > 286-300 > 301-315 > 316-330 > 331-345 > 346-360 > 361-375 > 376-390 > 391-405 > 406-420 > 421-435 > 436-450 > 451-465 > 466-480 > 481-495 > 496-510> 511-525 > 526-540 > 541-555 > 556-570 > 571-585 > 586-600 > 601-615 > 616-630 > 631-645 > 646-660 > 661-675 > 676-690 > 691-705 > 706-720 > 721-735 > 736-750 > 751-765 > 766-780 > 781-795 > 796-810 > 811-825 > 826-840 > 841-855 > 856-870 > 871-885 > 886-900 > 901-915 > 916-930 > 931-945 > 946-960 > 961-975 > 976-990 > 991-1005 > 1006-1020 > 1021-1035 > 1036-1050 > 1051-1065 > 1066-1080 > 1081-1095 > 1096-1110 > 1111-1125 > 1126-1140 > 1141-1155 > 1156-1170 > 1171-1185 > 1186-1200 > 1201-1215 > 1216-1230 > 1231-1245 > 1246-1260 > 1261-1275 > 1276-1290 > 1291-1305 > 1306-1320 > 1321-1335 > 1336-1350 > 1351-1365 > 1366-1380 > 1381-1395 > 1396-1410 > 1411-1425 > 1426-1440 > 1441-1455 > 1456-1470 > 1471-1485 > 1486-1500 > 1501-1515 > 1516-1530 > 1531-1545 > 1546-1560 > 1561-1575 > 1576-1590 > 1591-1605 > 1606-1620 > 1621-1635 > 1636-1650 > 1651-1665 > 1666-1680 > 1681-1695 > 1696-1710 > 1711-1725 > 1726-1740 > 1741-1755 > 1756-1770 > 1771-1785 > 1786-1800 > 1801-1815 > 1816-1830 > 1831-1845 > 1846-1860 > 1861-1875 > 1876-1890 > 1891-1905 > 1906-1920 > 1921-1935 > 1936-1950 > 1951-1965 > 1966-1980 > 1981-1995 > 1996-2010 > 2011-2025 > 2026-2040 > 2041-2055 > 2056-2070 > 2071-2085 > 2086-2100 > 2101-2115 > 2116-2130 > 2131-2145 > 2146-2160 > 2161-2175 > 2176-2190 > 2191-2205 > 2206-2220 > 2221-2235 > 2236-2250 > 2251-2265 > 2266-2280 > 2281-2295 > 2296-2310 > 2311-2325 > 2326-2340 > 2341-2355 > 2356-2370 > 2371-2385 > 2386-2400 > 2401-2415 > 2416-2430 > 2431-2445 > 2446-2460 > 2461-2475 > 2476-2490 > 2491-2505 > 2506-2520 > 2521-2535 > 2536-2550 > 2551-2565 > 2566-2580 > 2581-2595 > 2596-2610 > 2611-2625 > 2626-2640 > 2641-2655 > 2656-2670 > 2671-2685 > 2686-2700 > 2701-2715 > 2716-2730 > 2731-2745 > 2746-2760 > 2761-2775 > 2776-2790 > 2791-2805 > 2806-2820 > 2821-2835 > 2836-2850 > 2851-2865 > 2866-2880 > 2881-2895 > 2896-2910 > 2911-2925 > 2926-2940 > Total 2926 comments
2006-03-21 19:06:19 - nerit
Kur’an–ı Kerim, Yüce Allah’ın “Kelam sıfatı”nın tecellisidir. Allah kelamıdır. “Tevhîd”in kitabıdır. Kur’an–ı Kerim, son peygamber Alemlere rahmet Hz. Muhammed (sav) ile insanlığa gönderilen son ve tek Hak din olan İslam’ın ilahi kitabıdır. İnsanlığın yegâne ilahi kaynağıdır, yegâne hayat kaynağıdır. Kıyamete kadar capcanlıdır. Sonsuza dek ilahî koruma altındadır. Kendisine abdestsiz dokunulmasına dahi ilahi müsaade olmayan yüce vahiydir.
Kur’an–ı Kerim’in bu “ilahi”lik vasfını teyid etmek ve ona “mahluk gölgesi” düşürmemek pahasına Ahmed bin Hanbel ve İmam Azam Ebu Hanife başta olmak üzere pek çok İslam büyüğü kırbaçlanmış, hatta bu uğurda can vermişlerdir.
“Yegane ilahi vahiy olan Kur’an–ı Kerim”in, insanların lisanına göre ifadesini bulan “meal” veya bu “ilahi vahy”in Hz. Peygamber’in zâtında yaşanarak sunduğu İslam’ın algılanmasına ve yaşanmasına imkan sağlayan “tefsir”, ilahi kitabın “aynı olmasa bile” kıymetinden ve izzetinden beri değildir. Dolayısıyla Kur’an’ın meal ve tefsiri üzerinde, isteyen istediği gibi oynayamaz. İsteyen istediği akademik yöntemlerle onlar üzerinde kalem oynatamaz.
Müslüman toplumumuz "kur’an–ı Kerim meali”ni, Allah’a ve Rasulüllah’a olan sadakati sebebiyle “Kur’an–ı Kerim’in bizzat kendisi” gibi algılar ve baş tacı eder; ona da abdestsiz dokunmaz. O halde hiç kimse, bu “Tevhid meali”ne, halindeki papaz ve hahamların değiştirip kaleme aldıkları “teslis ve şirk dökümanı” İncilleri, Tevrat’ı veya Pavlos’un mektuplarını “referans ve kaynak” olarak sokuşturamaz. Böyle bir girişime, akademik çalışma denmez; düpedüz tahrifat denir.
Suat Yıldırım, toplumumuzun birçok kesimini “Baksanıza, Kur’an’ın içinde Matta, Markos, Luka, Yuhanna incillerine, Tevrat ve Pavlos’un mektuplarına atıflar var, demek ki onlar da ilahi kitap, demek ki onlar da hak, demek ki onların anlattığı şeyler de ilahi... Meğer eski hocalar, bizi bugüne kadar yanıltmışlar” şeklinde dışa vuran “batıl bir kanaat”a sürükleyen bu “muharrefat meali”ni derhal toplattırmalıdır.
Yüce Allah, Müslüman’ı son peygamber Hz. Muhammed’den ve İslam’ın “Tevhîd akidesi”nden uzaklaştırmaya kalkışanların ipliğini pazara çıkartmaktadır. Sitem dolu beyanlarla ayıktırmaktadır:
“Kendilerine okunan şu Kur’an–ı Mübin’i sana indirmemiz onlara yetmedi mi?” (Ankebut Sûresi, 51).
“Ey ehl–i kitap! Niçin bile bile hakkı batıl ile karıştırıyor, niçin bile bile hakikati gizliyorsunuz?” (Al–i İmran Suresi, 71).
“Ey iman edenler! Şayet ehl–i kitaptan herhangi bir kısmına uyacak olursanız, iyi bilin ki onlar sizi, imanınızdan sonra kâfir yaparlar. Önünüzde Allah’ın ayetleri okunurken, aranızda Rasulüllah bulunurken, sizler nasıl olur da küfre dönebilirsiz ki!?” (Al–i İmran, 100–101).
“Kendilerine kesin ve apaçık deliller gelmiş ve Rasulüllah’ın hak peygamber olduğuna şehadet etmiş iken, imanlarından sonra küfre sapan bir topluluğu Allah, hiç hidayete erdirir mi!? Hayır, hayır... Allah, zalimler güruhunu cennete giden yola koymaz, emellerine kavuşturmaz” (Al–i İmran, 86).
“(Rasûlüm Muhammed)... Onların arzularına uyma, Allah’ın sana indirdiği hükümlerin kimisinden seni saptırmamalarına dikkat et!..” (Maide, 49).
2006-03-21 19:05:47 - korksuzlardan
ya aşağıdaki yazıları okuyunca tüylerim diken diken oluyor.
ya ben bu nurcuların ta amına koyim
2006-03-21 19:04:59 - nerit
Yıldırım’ın şiracısı Ali Ünal’in delil olarak öne sürdüğü Kur’an ayetlerine baktığımızda; Yüce Allah’ın, Hz. Musa’ya indirilen “kitap”a ve Hz. İbrahim’e verilen “suhuf”a atıf yaptığını görüyoruz. Ünal, bun u hangi mantık ile delil diye öne sürebiliyor?
Burada asıl problem Ali Ünal’da... Ünal’ın mukayese mantığında.
Problem Ünal’ın, Yüce Allah’ın geçmiş Hak kitaplara yaptığı atfı, Suat Yıldırım’ın “Matta, Markos, Luka, Yuhanna incilleri, Pavlos’un mektupları ve Tevrat nüshaları... gibi bugün eldeki muharref kitaplar”a yaptığı atfa delil olarak gösterecek kadar ilim ve irfandan yoksun olmasıdır. Hakkı batıl, batılı ise hak diye takdim etmeye yeltenen, işte bu kadar çarpık mantık, bu ölçüsüz demogojik anlayıştır.
Yüce Allah, Hak olan kitap ve suhufa atıf yapıyor, Yıldırım ise eldeki muharref kitapları referans gösteriyor; şimdi farkı anladın mı sayın Ünal?!
Bir Müslüman’ın zaten sair peygamberlere inen kitaplarla problemi yok... Hatta o peygamberlere ve onlara indirilen “tüm kitap ve suhuf”a inanmak İslam’in akaid esasıdır.
Yıldırım’ın şiracısı Ünal, güya kendince deliller getirerek, Yıldırım’ın referans olarak kullandığı bugün eldeki “papaz yazması Matta, Markos, Luka, Yuhanna incillerini, papaz Pavlos’un mektuplarını ve muharref olduğu Kur’an tarafından bizzat tescil edilmiş olan Tevrat’ı” “ilahi vahiy ve hak kitaplar gösterme”ye çalışıyor. Ünal, Yüce Allah’ı ve Kur’an–ı Kerim ayetlerini de “kendi batılı”na şahit kılmaya kalkışıyor.
Sadece Kur’an ve Sünnet’te değil, Asr–ı Sadetten günümüze İslam’ın hiçbir aliminin görüşünde veya eserinde “böyle bir sokuşturma” veya “iltibas”a cevaz veren emareye dahi rastlanmaz. Bu işin mazisi, 19. yüzyıl Osmanlı’sına karşı İngiliz güdümlü Vehhabizm’in mimarı “Reşit Rıza, Muhammed Abduh ve Cemalettin Efgani” ve oryantalistlere dayanır.
Alemlere rahmet Hz. Muhammed’in (sav), bu kabil veya benzeri olaylardaki tavrı ne miydi? Onu da yarın görelim...
2006-03-21 19:03:30 - korksuzlardan
bunların belası yakındır!!!
adamlar islama hizmet etiklerini söyleyip amerikanın uşaklığını hıristiyan dünyasının misyonerliğini yapıyorlar!!!!
deccal ordusunun kimlerden oluşacağı belli!!!
nurculardan tabiki
2006-03-21 19:01:51 - nerit
Neredeyse Yümni Sezen bütün söylediklerinden vazgeçti diyeceksiniz ama cesaret edememişsiniz. İnternette bu vebale de girmiş olduğunuz haberini aldım. Bu kadar uydurma ve saptırmaya başvurduğunuza göre, kendinizi savunmak için ne kadar acz içine düştüğünüz anlaşılıyor.
Ben bir ilmî araştırma yaptım. İlim ve Müslüman ahlâkı bu sorulara cevap vermeyi gerektirirdi ve ben de yanlış yapıp yapmadığımı öğrenmiş olurdum.
Siz ise yalan ve saptırmaları seçtiniz. Kitabın isminin gerçekten isabetli olup olmadığında tereddütlerim vardı. Fakat bu tutum ve davranışınızla tereddütlerimi ortadan kaldırdınız. Uydurduğunuz ve saptırdığınız cümleleri değiştirmenizi, tazminat dâvâsı hakkım baki olmak üzere talep ediyorum.
14.03.2006 / Prof. Dr. Yümni Sezen”.
Anladınız mı şimdi, diyalogcuların nelere tevessül edebileceklerini... Siz siz olun, kendinizi, çoluğunuzu–çocuğunuzu, tanıdıklarınızı zamane diyalogcuların bu kabil tuzaklarından koruyun... Benden dost tavsiyesi.
www.yenimesaj.com.tr
2006-03-21 19:00:42 - nerit
Diyalog ihaneti”nin yazarı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yümni Sezen’e ilişkin olarak diyalogcu Zaman’ın “basın ve insan etiği”yle asla bağdaşmayacak türden ortaya koyduğu çarpıtma, diyalogcuların neler yapabileceklerinin bir göstergesi olması bakımından dikkate şayandır. Önemine binaen Prof. Dr. Sezen’in “Zaman’ı tekzip” metnini, marjinal nurcuların diyalog oyunlarını bozan Müslüman Türk Milletinin tertemiz vicdanına ve imanına aynen arz ediyorum:
“Zaman Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğü’’ne...
14 Mart 2006 günkü gazetenizde, benimle ilgili Aksiyon Dergisi’ndeki röportajdan alıntı haberde, dergideki saptırma ve uydurmalara, üzerine eklemek suretiyle yalan ve iftiralarda bulunduğunuz görülmektedir.
Karşı çıkan veya kuşku duyanları kazanmak için yeni bir takım taktiklere başvurduğunuzu söylüyorlardı. Bu vesile ile yalan ve iftira ile de bu işi yaptığınızı öğrenmiş oldum.
Başlıktaki “bazıları kitabımı başka hesaplar için kullanıyor” ifadesi ve bu ifadeyi tekrarlayan içerdeki ifadeler bana ait değil, sizin uydurmanızdır.
“Başkalarına imla ve tashihler mânâsında edisyon için gösterdiniz mi” sorusuna verilen “birçok kişiye kontrol ettirdim” şeklindeki cevabımı, “kitaba birçok kişinin eli değdiğini kaydetti” diye değiştirmeniz, hakikat dışı bir hareket, yalan ve iftiradır.
“Ekibim var, yardımcılarım var, bana destek olan insanlar var” ifadesi de size ait bir yalan ve iftiradır. “Bu kadar kaynağı nasıl kullandığınız ve düzeltmeler yapıldı mı” mânâsındaki soruya verilen cevabı, nerelere çekmek istediğiniz bu saptırmalardan anlaşılmaktadır.
Fetullah Gülen’in diyalogla ilgili bir çalışması olup olmadığını bilmediğim de tarafınızdan uydurulmuştur. Sadece bahsettikleri bir kitabı görmediğimi söyledim.
“Yanılmış olursam bir kişi yanılmış olur; ya yanılmış olmazsam Türkiye’ye ve Müslümanlara yazık olur” şeklindeki ifademi de “yanılmış olma ihtimalim”e çevirmişsiniz. Bu kadar yalan ve saptırma sahiplerine Müslümanlar nasıl inansın ve güvensin?
2006-03-21 19:00:09 - nerit
“Dinlerarası Diyalog”, Papa VI. Paul tarafından başlatılan bir Papalık misyondur. Papalık Konseyi misyonudur. Nitekim Fetullah Gülen 10 Şubat 1998 günkü Zaman gazetesinde de yayınlanan “Papa II. John Paul’a sunduğu mektub”unda, “Papa VI. Paul tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog için Papalık Konseyi misyonunun (PCID) bir parçası olduğunu” cümle âleme bizzat kendisi deklare etmiştir. Sözkonusu ifade bizzat Gülen’in kendisine aittir; 10 Şubat 1998 tarihli Zaman’a bakabilirsiniz... O gün bugündür Gülen ve avanesi, işte bu Papalık Konseyi misyonu ekseninde çalışmalarını sürdürmektedirler.
Bu misyonun, İslam ile yakından ve uzaktan alakası yoktur; çünkü bu bir Papalık misyonudur. Bu misyonun, Alemlere rahmet Hz. Muhammed’in İslam’ı tebliğiyle, davet ve irşadıyla yakından ve uzaktan alakası yoktur; çünkü bu bir Papalık misyonudur.
Bu misyon, ülkemizde ve Asya’da tezgahlanmaya başlandığından beri, piyasayı “nurcu papazlar” bastı, “Müslüman kadının papaz–haham ve müftünün huzurunda Hıristiyan erkelerle nikahlanması” manşetlere çıktı, “çift pasaportta olduğu gibi çifte dinliler; hem Hıristiyan–hem Müslüman olanlar” üredi, kilise evlerin sayısı 35 binleri aştı, “Mattalı, Markoslu Kur’an meal”i türedi.
Diyalog ve meyveleri bu olunca; üstlendikleri Papalık Konseyi misyonunu güya Müslüman kılığında icra eden marjinal nurculara karşı toplumun her kesiminden tepkiler oluşmaya ve diyalog oyunları bozulmaya başladı. Başka zaman teferruatıyla anlatırım; bu oyunun devamını temin etmek için ne yöntemler uygulanmadı ki... Ama tutmadı.
2006-03-21 18:57:08 - bomba
ohaaaaaaa
2006-03-06 08:48:06 -
tehditleri yazan kimdir?
2006-03-06 04:27:15 - mit kimlikleri ve yardım istekleri
Arkadaşlar birisi sizden mit adına yardım isterse veya sizi mite alma vaadinde bulunursa kendisini devletin adamı diye tanıtırsa bilin ki bu %99 çete üyesidir. mit kimseden yardım istemez yardım istemez ve kimseyede mite alacağız vaadinde bulunmaz. ama mit içine sızmış çete üyeleri masum ve saf halkımızı değişik kimliklerle kandırmakta onlara değişik vaadlerde bulunmakta hatta mit tesislerinde yemek yedirerek askeri gazinolarda veya mitin resmi binalarında çay içirterek kandırmaktadırlar. Bu tür isteklerle karşılaşırsanız bu kişilerin fotoğrlarını çekerek ve polisle işbirliği halinde olarak bu zararlı faaliyet içinde olan örgüt elemanlarını yakalatmalısınız. Sizden yardım isteyen kişiler kendisini mit tanıtan kişiler biliniz ki çete üyesi tetikçi ve katildirler. Derin devlet gölgesine saklananlarda yargıtayda orduda emniyette ve üst düzey bürokraside faaliyet gösteren çete üyeleri sabataycılar ve çıkar amaçlı örgütlerdir. Hukuk devletinde devlet bir tanedir devletin derini sığ olanı olmaz ,devlet adına cinayet işlenmez suikast yapılmaz. Eğer suçlular varsa adelet önünde hesap verirler.Ayrıca özel güvenlik şirketlerine dikkat etmeniz gerekiyor. Buralara alınan askerliğini komando olarak yapmış gençler veya rütbeli emekli askeri personel kesinlikle yasa dışı işlerde bilinçli veya bilinçsiz şekilde kulanılmaktadır. Özel güvenlik şirketi alışanlarının amirlerini sorgulamaya ve gerektiğinde emniyete başvurmaya davet ediyorum.Yaptıkları suç ne olursa olsun adam öldürmektenaklına gelen her türlü suç itirafçı olduklarında af kapsamına girmekterdir. Bu şerefsizlerle topyekün harb düzeni almamamız ivedilikle gecikmiş bir duruştur ve kesinlikle tüm vatandaşlarımıza aynı hassasiyet ve görev düşmektedir.Ben temizlik işçisi olduğum halde çalıştığım firmanın özel güvenliği olduğundan bu konuyu biliyorum özel güvenlikçi arkadaşlardan özel ve kimsenin bilmediği resmi kaydı olmayan gruplar oluşturarak yine gayri resmi takip dinleme suikast ve benzeri işlerde kullanıyorlar.mehmet yaşar büyük anıt ve sabataycıların ,ulusalcıların birden fazla infaz grupları oluşturdukları doğrudur. Kendi karşılarına çıkanları infaz etmek suretiyle yollarını açık tutmak istiyorlar.hatta işi o kadar ilerletmişler ki genelkurmay başkanını bile infaz listesine almışlar.
ulusalcılıkla alakalı araştırma yaparken geçen gün bu sayfaya rastladım ve www.ulusalihanet.com ayfasını destekliyorum ,apanların eline sağlık. Ben sol görüşlü bir kişi olmama ve oyumu sol partilere vermeme rağmen eğer bu temizliği mhp yaparsa mhp ye ailece geçeceğimizi saygıyla belirtiyorum. www.ulusalihanet.com sayfası gerçekleri eksiği olarak ama fazlası olmayarak çok doğru biçimde anlatıyor ,kendilerine çok teşekkür ediyorum.
Bir Temizlik İşçisi
Saygılarımla
2006-03-05 15:44:14 - kanasçı
merhaba ben kanasçı , isim vermiyorum ama bizim camida çok meşhurumdur. Bize verilen emir haydar başı ve ailesini öldürmekti sonradan plan değişti iş başkasına döndü ama şimdi gene plan değişti. Biz bunu mit adına ve devlet adına yapacaktık ama anladık ki devlet faln değil olay kirli işlerini derin devlet diye adlandıran sabataycılardan başkası değil. www.ulusalihanet.com sitesindede bunu gördüm ve biz takımı esaretten kurtardık .şu anda bizimde hayatımız tehlikede ama eğer bir arkadaşımıza veya ailesi olanların ailesine zarar gelsin. mehmet yaşar büyükanıt denen piçi ve arkasından en az 50 sabataycıya 50 de ulusalcıya bu toprakları mezar etmeden ölmeyeceğim ,ölmeyeceğiz. Bu söylediklerimi anlayan anlar.
2006-03-05 13:37:43 -
gheshjhdfgjfkl
2006-03-05 04:48:13 -
I wana dervihs order membership.
2006-03-04 18:42:43 - babacan
haydar baş ın bir misyonu var o da milli ve dini bütünlüğü sağlamak . fetuş gülen gibi türk okulları diyerek amerikan mantığına uygun sömürge zihiniyetli insan yetiştirmiyor. fetullah gülen ne diyor papaya "ben sizin misyonunuzun bir parçası olarak burda bulunuyorum" çerçeve belli . herkes kendi misyonundan sorumludur. SAYGILAR. SELAM ALLAH VE RESULU (sav) NÜN ÜZERİNE OLSUN
2006-03-04 18:38:49 - korkusuzlaradan
nurcu akp ci batıcı ab ci abd ci rum cu ermenici israilci haristiyana yahudiye iamansızlara söven ağızlara sağlık!!!
1-15 > 16-30 > 31-45 > 46-60 > 61-75 > 76-90 > 91-105 > 106-120 > 121-135 > 136-150 > 151-165 > 166-180 > 181-195 > 196-210 > 211-225 > 226-240 > 241-255 > 256-270 > 271-285 > 286-300 > 301-315 > 316-330 > 331-345 > 346-360 > 361-375 > 376-390 > 391-405 > 406-420 > 421-435 > 436-450 > 451-465 > 466-480 > 481-495 > 496-510> 511-525 > 526-540 > 541-555 > 556-570 > 571-585 > 586-600 > 601-615 > 616-630 > 631-645 > 646-660 > 661-675 > 676-690 > 691-705 > 706-720 > 721-735 > 736-750 > 751-765 > 766-780 > 781-795 > 796-810 > 811-825 > 826-840 > 841-855 > 856-870 > 871-885 > 886-900 > 901-915 > 916-930 > 931-945 > 946-960 > 961-975 > 976-990 > 991-1005 > 1006-1020 > 1021-1035 > 1036-1050 > 1051-1065 > 1066-1080 > 1081-1095 > 1096-1110 > 1111-1125 > 1126-1140 > 1141-1155 > 1156-1170 > 1171-1185 > 1186-1200 > 1201-1215 > 1216-1230 > 1231-1245 > 1246-1260 > 1261-1275 > 1276-1290 > 1291-1305 > 1306-1320 > 1321-1335 > 1336-1350 > 1351-1365 > 1366-1380 > 1381-1395 > 1396-1410 > 1411-1425 > 1426-1440 > 1441-1455 > 1456-1470 > 1471-1485 > 1486-1500 > 1501-1515 > 1516-1530 > 1531-1545 > 1546-1560 > 1561-1575 > 1576-1590 > 1591-1605 > 1606-1620 > 1621-1635 > 1636-1650 > 1651-1665 > 1666-1680 > 1681-1695 > 1696-1710 > 1711-1725 > 1726-1740 > 1741-1755 > 1756-1770 > 1771-1785 > 1786-1800 > 1801-1815 > 1816-1830 > 1831-1845 > 1846-1860 > 1861-1875 > 1876-1890 > 1891-1905 > 1906-1920 > 1921-1935 > 1936-1950 > 1951-1965 > 1966-1980 > 1981-1995 > 1996-2010 > 2011-2025 > 2026-2040 > 2041-2055 > 2056-2070 > 2071-2085 > 2086-2100 > 2101-2115 > 2116-2130 > 2131-2145 > 2146-2160 > 2161-2175 > 2176-2190 > 2191-2205 > 2206-2220 > 2221-2235 > 2236-2250 > 2251-2265 > 2266-2280 > 2281-2295 > 2296-2310 > 2311-2325 > 2326-2340 > 2341-2355 > 2356-2370 > 2371-2385 > 2386-2400 > 2401-2415 > 2416-2430 > 2431-2445 > 2446-2460 > 2461-2475 > 2476-2490 > 2491-2505 > 2506-2520 > 2521-2535 > 2536-2550 > 2551-2565 > 2566-2580 > 2581-2595 > 2596-2610 > 2611-2625 > 2626-2640 > 2641-2655 > 2656-2670 > 2671-2685 > 2686-2700 > 2701-2715 > 2716-2730 > 2731-2745 > 2746-2760 > 2761-2775 > 2776-2790 > 2791-2805 > 2806-2820 > 2821-2835 > 2836-2850 > 2851-2865 > 2866-2880 > 2881-2895 > 2896-2910 > 2911-2925 > 2926-2940 >
Total 2926 comments
