You are about to join the
Discussion : EBay encounters more Internet frauds
Discussion is closed !1-15 > 16-30 > 31-45 > 46-60 > 61-75 > 76-90 > 91-105 > 106-120 > 121-135 > 136-150 > 151-165 > 166-180 > 181-195 > 196-210 > 211-225 > 226-240 > 241-255 > 256-270 > 271-285 > 286-300 > 301-315 > 316-330 > 331-345 > 346-360 > 361-375 > 376-390 > 391-405> 406-420 > 421-435 > 436-450 > 451-465 > 466-480 > 481-495 > 496-510 > 511-525 > 526-540 > 541-555 > 556-570 > 571-585 > 586-600 > 601-615 > 616-630 > 631-645 > 646-660 > 661-675 > 676-690 > 691-705 > 706-720 > 721-735 > 736-750 > 751-765 > 766-780 > 781-795 > 796-810 > 811-825 > 826-840 > 841-855 > 856-870 > 871-885 > 886-900 > 901-915 > 916-930 > 931-945 > 946-960 > 961-975 > 976-990 > 991-1005 > 1006-1020 > 1021-1035 > 1036-1050 > 1051-1065 > 1066-1080 > 1081-1095 > 1096-1110 > 1111-1125 > 1126-1140 > 1141-1155 > 1156-1170 > 1171-1185 > 1186-1200 > 1201-1215 > 1216-1230 > 1231-1245 > 1246-1260 > 1261-1275 > 1276-1290 > 1291-1305 > 1306-1320 > 1321-1335 > 1336-1350 > 1351-1365 > 1366-1380 > 1381-1395 > 1396-1410 > 1411-1425 > 1426-1440 > 1441-1455 > 1456-1470 > 1471-1485 > 1486-1500 > 1501-1515 > 1516-1530 > 1531-1545 > 1546-1560 > 1561-1575 > 1576-1590 > 1591-1605 > 1606-1620 > 1621-1635 > 1636-1650 > 1651-1665 > 1666-1680 > 1681-1695 > 1696-1710 > 1711-1725 > 1726-1740 > 1741-1755 > 1756-1770 > 1771-1785 > 1786-1800 > 1801-1815 > 1816-1830 > 1831-1845 > 1846-1860 > 1861-1875 > 1876-1890 > 1891-1905 > 1906-1920 > 1921-1935 > 1936-1950 > 1951-1965 > 1966-1980 > 1981-1995 > 1996-2010 > 2011-2025 > 2026-2040 > 2041-2055 > 2056-2070 > 2071-2085 > 2086-2100 > 2101-2115 > 2116-2130 > 2131-2145 > 2146-2160 > 2161-2175 > 2176-2190 > 2191-2205 > 2206-2220 > 2221-2235 > 2236-2250 > 2251-2265 > 2266-2280 > 2281-2295 > 2296-2310 > 2311-2325 > 2326-2340 > 2341-2355 > 2356-2370 > 2371-2385 > 2386-2400 > 2401-2415 > 2416-2430 > 2431-2445 > 2446-2460 > 2461-2475 > 2476-2490 > 2491-2505 > 2506-2520 > 2521-2535 > 2536-2550 > 2551-2565 > 2566-2580 > 2581-2595 > 2596-2610 > 2611-2625 > 2626-2640 > 2641-2655 > 2656-2670 > 2671-2685 > 2686-2700 > 2701-2715 > 2716-2730 > 2731-2745 > 2746-2760 > 2761-2775 > 2776-2790 > 2791-2805 > 2806-2820 > 2821-2835 > 2836-2850 > 2851-2865 > 2866-2880 > 2881-2895 > 2896-2910 > 2911-2925 > 2926-2940 > Total 2926 comments
2006-03-30 08:42:55 - TV Dizisinden...
Ülkede irtica tehlikesinin çok yoğun seviyede olduğunu göstermek için “İslami Mücadele Ordusu” ismiyle bir örgüt kuran Cemiyet’in toplantısında yine bir üye, “Şu an için çok kritik bir eşikteyiz. Özellikle Avrupa Birliği yolunda alınan mesafe, bizi oldukça endişelendiriyor. Hükümetin bugüne kadar yaptığı açılımlar ve bundan sonra yapılması planlananlar, şimdiden konumumuzu zedelemeye başladı” diyor. Bunun üzerine operasyon şefi gidişata müdahale edeceğini belirtirken, bir diğer Cemiyet üyesi, “Bu konuda toplumu manipüle etmek için de gerekeni yap” talimatını veriyor.
Şu ana kadar yayınlanan bölümlere bakıldığında Şubat Soğuğu, tıpkı Kurtlar Vadisi gibi önümüzdeki dönemde büyük tartışmalara yol açacağa benziyor. Konsepti, Kurtlar Vadisi’nden farklı olsa da Şubat Soğuğu’nda da yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz gelişmelerin izdüşümü mahiyetinde olaylar var. Kirli işlerini ve devletin içindeki gizli iktidarını sürdürmek isteyen yedi üyeli Cemiyet’e karşı Şubat Soğuğu’nda henüz bir “Aslan Bey” yok. Bu gizli örgüte karşı mücadeleyi şimdilik Organize Suçlar Şubesi yürütüyor. Diziye yeni monte olan Kurtlar Vadisi'nin Şahin ağası epey canlılık getirecek. Dizinin bir diğer özelliği Kurtlar Vadisi’ndeki “Memati” ve “Pala”yı aratmayacak soğukkanlılıkta bir tetikçiye sahip olması. Tetikçi Nedim, Cemiyet tarafından “biletleri” kesilen kurbanlarını hep tek vuruşla götürüyor.
Dizide kim olduğu en malum olanı Şah Kulu. Geçen bölümde Tarman, Şah Kulu'nun Haydar Baş olduğunu şöyle açıkladı: 50 yaşına gelmiş ilk eşi hala doğuruyor, diğer eşlerinin çocuklarını onun adına kaydediyor; ayıplarını, açıklarını kapatmaktan usandık. İnfazına yardımcısı Sahaf'ın akrabam diyerek engel olması ve önemli yerlerde akrabalarının olduğunu bildirmesi ilginç bir ayrıntıydı. Herhalde Baş'ın MİT'deki akrabası Kozinoğlu'nu kastediyordu. Timur bey de, Mekke'de otel odasında 15 gün yanlış kıbleye namaz kıldırmasını hatırlatarak Baş'ı tarif etti. Bir süredir ortalarda dolaşan iftira CD'leri zaten yeterince adresi gösterdi.
Müritleri CD'leri seyredebilmem için web sayfasını göndermişti. Profesyonelce hazırlanmış bir fitne. Kesinlikle Haydar Baş gibi kalibresi düşük bir zavallının hazırlayabileceği türden değil. Müritleri, o denli seviyesiz tepkiler ilettiler ki, doğrusu bu insanların müslüman olduğu konusunda kuşkuya kapıldım. Benim dilim varmıyor Kafir demeye. Zira söylediğin adam değilse sen olursun, kalbini yarıp bakamazsın. Kuran ve peygamberimiz bu tür iftiracı ve fitnecilerle yüzleşme için bir formül öneriyor. 'Eğer haksızsam Allah beni kahretsin' diyerek, bir nevi kendi kendine beddua etmek. Hodri meydan! Ben varım. Şah Kulu ve müritleri, kimin maşası olduklarını elbette biliyorlar.Bilmeyen saflarda vardır. Seviyesizlere cevap verip bulundukları çukura inmek adetim değildir. Eğer fitne çıkarmıyoruz, iftira etmiyoruz diyorlarsa kendilerine beddua etsinlerde görelim. İftira ettikleri şahsiyet ne büyük ki, 'bu kardeşlerimiz Kahhar halkaları kurup beddua ediyorlarmış, biz ise Hidayet Halkaları kurup ıslah olmaları için dua edelim' diyor. İşte seviye farkı...
2006-03-30 07:39:41 - HAKKI ERBAKAN
Bizler ayrılıkçı, eleştirmen veya laf üreten müslüman değil icraat ve fayda üreten müslüman bilincinde olmalıyız.Osmanlı ruhu eğer ümmetçilik üzerine kurulmasa idi nasıl asırlar boyu Hak ve adalet yeryüzünde kalabilirdi?
Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) efendimiz "müslümanlar bir vücun azaları gibidir. Nasıl vücutta bir nokta rahatsızlık duyarda diğer organlar bunun acısını ve rahatsızlığını hissederse, tıpkı tüm müslümanlarda bir müslüman kardeşinin burnu bile kanadığında aynı şekilde acı ve rahasızlık duyar" diyerek ve bu birlikteliğin nasıl olması gerektiğini izah etmek istemiştir.
Allah razı olsun...
2006-03-30 07:37:18 - HAKKI ERBAKAN
54.hükümetin ekonomi, iç politika ve dış politikada yaptığı atılımlar:
Amerikaya rağmen D8 projesi, denk bütçe, Çekiç Güc'ün kovulması dolayısı ile PKK'nın krize girmesi, petrol boru hattının ve Habur'un açılması hatta o dönemde enerji sıkıntısı ve doğalgaz tehlikesi farkedilerek İran ile doğalgaz anlaşmasının yapılması, havuz sisteminin kurulması, işçiye,memura, esnafa ve emekliye 3 kata kadar varan zamların yapılması ve diğer birçok hizmetler yapılmıştır.Eğer çevrenizde emekli, memur, işçi var ise bir sorun bakalım en fazla zammı hangi hükümet zamanında almışlar.O zamlar yapılmasa idi şimdi 400 milyon alan emekli şimdi 200 milyon, 1 Milyar alan polis 500 milyon alıyor olacaktı.Bu zamlar hiçbir şekilde zam, vergi koyarak veya borç alarak yapılmamıştır.IMF'den borç alınmamış ve iç borçlanmaya gidilmemiştir.O dönemde 110 milyar dolar olan toplam borç stoku 111 milyar dolar olmuştur.Yani 110 milyar doların yılık faizi ile birlikte 125 milyar dolar buna mukabil alınan artı borçlar ile 135 milyar dolar olması gereken bir borç stoku olacaktı.Şimdi ise borç 9 yılda 375 milyar dolara dayanmıştır. O sene o geri çekiliş ve mukavemet olmasa idi şimdi ülkemizin toplam borç stoku 450 milyar dolar olacaktı.Bu rakamlar basit rakamlar değil.1 milyar dolar için yalvaran hükümetleri düşünün.2001 krizi 6 milyar dolarlık açık yüzünden olmuştur.Bunların hiçbiri kafadan konuşulan şeyler değil.Hepsi Devlet'in istatistiki rakamları.ATO'nun açıkladığı rakamlar.
2006-03-30 07:36:59 - mahvedici
elleşmeyin nurcuları ellyin vvaya hasan ibnesine parnak atın
2006-03-30 07:36:36 - HAKKI ERBAKAN
Bu bir "DÜNYA ŞAMPİYONLUĞUDUR." Bunlara ilaveten ENERJİ SEKTÖRÜNDE; -
Doğalgaz boru hatları - Petrol boru hatları - LNG Terminalleri - Hidrolik
Santraller - Termik Santraller ULAŞIM SEKTÖRÜ - Otoyollar - Yüksek
Standartlı Karayolları - Boğaz Geçişleri - Hızlı Tren SERBEST BÖLGELER -
Uluslar arası serbest bölgeler
Serbest bölgeler sahasında hazırlanan projeler, toplam 120 milyar $ atılım
programları ile Yeniden Büyük Türkiye'yi gerçekleştirecek hazırlıklar
yapılmış, Türkiye'yi, Avrupa, Asya, Afrika arasında ekonomik köprü haline
getirecek olan "Yeniden Büyük Türkiye Projeleri" hazırlanmıştır. 54.
Hükümetin büyük başarıları, tamamen tarafsız bir merci olan Ankara Ticaret
Odası'nın Ekim 2002'de bastırmış olduğu "Hükümetlerin Performanslarının
Değerlendirilmesi" adlı araştırmayla da tespit edilmiş bulunmaktadır.
1983-2002 yılları arasında görev yapan, 9 Türkiye Cumhuriyet Hükümetinin
performanslarının temel ekonomik göstergelerle değerlendirilmesi konusunda
yapılan araştırmalar, 1983-2002 arasında adı geçen son dönemde görev yapan
Hükümetler arasında 11 temel ekonomik gösterge bakımından en başarılı
Hükümetin 54. Hükümet olduğunu ve EN BAŞARILI BAŞBAKAN'IN DA
PROF.DR.NECMETTİN ERBAKAN olduğunu rakamlarla ve hesaplarla açıkça ortaya
koymuş bulunmaktadır.
2006-03-30 07:36:25 -
nurcular7utn5ı5rthb yh7d7h
2006-03-30 07:36:04 - HAKKI ERBAKAN
Allah'ını seven üşenmeden okur, işte gerçekler:
Bunlar Devlet İstatistik Ensitütüsü'nün (DİE'nin) rakamlarıdır.
54. HÜKÜMETin başarıları:
I- Önce halkin refahi ve Türkiye'nin ekonomik bakimdan güçlenmesi, borçlara
bagimli olmaktan kurtarilmasi için gece gündüz çalişildi.
1- 1996 yilinin
takriben 48 milyar $'lik devlet bütçesine 6 ayin içersinde 35 milyar $ ilave
katki saglandi. Bu başari 48 milyar $'lik devlet bütçesine, 1 yilda 70
milyar $'lik ilave katki saglamaya tekabül eder, yani bir olan bütçeyi 2.5
yapmak demektir.
2- En büyük başari bu imkanlarin vergiyle, zamla, halki
ezerek, iç ve diş borçlarla, halkin gelecegini de sikintiya sokmak suretiyle
degil, tam tersine, milli imkan ve kaynaklari şuurlu bir şekilde harekete
geçirerek, yani Cenab-i Allah'in ülkemize, milletimize verdigi nimetleri,
imkanlari halkimizin yararina yönlendirmek suretiyle saglanmasidir. Nitekim;
- 6 ay boyunca geceli, gündüzlü çalişilarak hazirlanan 4 adet, her biri
devlete takriben 10 milyar $'lik ilave imkan saglayan KAYNAK PAKETLERI
hazirlanmiş, bunlar siki, azimli bir takiple yürütülmüş ve 6 ay içersinde bu
kaynak paketlerinden 13 milyar $'lik ilave gelir saglanmiştir. - Gerek bu
imkanlarla ve gerekse kurulan havuz sistemi sayesinde, devlet agir ölçüde
borçlanarak % 150 faiz ödemekten kurtarilmiş ve böylece 1996 yilinda 24
milyar $ faiz ödenecegi programlanmişken, 10 milyar $ bu faiz ödemesinden
kurtarilmiş, rantiyeye ve dişariya giden bu meblaglar halkin yararina
yönlendirilmiştir. - Bizden önce 5 milyar $ zarar eden KIT'ler 2 milyar $
kâra geçirilmiş, böylece Devlete 7 milyar $ imkan saglanmiştir. "Onlar
gelince KIT'ler zarar ediyor, biz gelince kâr ediyor." "At sahibine göre
kişner" - Böylece temin edilen imkanlar, köylü, esnaf, memur, işçi, emekli
ve dar gelirlilere yönlendirilince halkin satinalma gücü artmiş, ekonomi
bütünüyle canlanmış ve yeni vergi konmadığı halde vergi gelirlerinde yıllık
programa rağmen 6 ay içinde 5 milyar $ artış sağlanmıştır. - Böylece ekonomi
borç ve faiz sarmalından kurtarılmış - Ve 1997 yılı bütçesinin son 50 yıl
içinde ilk defa denk bütçe olarak yapılması sağlanmıştır ve bu bütçe Ocak,
Şubat, 1997'de denk olarak yürütülmüştür. - Temin edilen ilave imkanlar
halkımıza tevcih edilmiş. 6 ay içersinde; 100 alan memur, 250 alacak
şekilde ilk defa büyük oranda refaha kavuşturulmuştur. - 100 alan köylü 312
almıştır. - 100 alan işçi 214 almıştır. İlk defa toplu sözleşmeler grevsiz,
lokavtsız 3 aylık müzakerede sonuçlandırılmıştır. - 100 alan Bağ-Kur
emeklisi 300, hatta 1000 almıştır. - Faize harcanan Fak-Fuk-Fon bütünüyle
muhtaçlara harcanmış 800.000 fakir bütün Türkiye sathında tespit edilmiş,
bilgisayarlara geçirilmiş ve hepsine zaruri ihtiyaçlarını sağlayacak
imkanlar verilmiştir. - SYDF'dan burs alan öğrenci sayısı 100 bin iken 200
bine çıkarılmış, bunlara yıllık yapılan ödeme 810 milyar iken 6 trilyona
çıkartılmıştır. Böylece kısa zamanda işçi, köylü, memur, esnaf, emekli, dar
gelirli hiçbir ülkede ve hiçbir Hükümette görülmemiş oranda refah artışına
mazhar olmuştur.
2006-03-30 07:30:14 - HAKKI ERBAKAN
5) Türkiye'deki 70 milyon kardeşimizin hepsinin ve yeryüzündeki 6 milyar
insanin hepsinin saadetini temin etmek için Milli Görüş: - "Yaşanabilir bir
Türkiye" - "Yeniden büyük Türkiye" - "Yeni bir Dünya" ideallerini
gerçekleştirecek bir görüştür.
6) Milli Görüşün temelinde KIMYA'sinda 3 esas unsur vardir. 1- Kaba kuvveti
degil, hakki üstün tutmak. 2- Materyalist degil, maneviyatçi olmak. 3- Nefse
esir olmayi degil, nefis terbiyesini esas almak. Milli Görüşün başarisi,
hizmetleri ve saadet getirmesinin temelinde bu esaslarin varoluşu
yatmaktadir. 7) Milli Görüşün FIZIK'i : Hidayet, Feraset ve Dirayet sahibi
olmak demektir. Hidayet : Dogruyu hakliyi görme kabiliyeti. Feraset : Hayri,
şerri ayirma kabiliyeti. Dirayet : Dogrunun, iyinin, güzelin, adaletin ve
faydalinin hakim olmasi için inançla, şevk ve azimle çalişma kabiliyeti
demektir.
8) Milli Görüş bu temel esaslarindan dolayi; - "Önce Ahlak Ve Maneviyat" -
"Oyalama Degil, Köklü Icraat" - "Laf Degil, Hizmet" "Konuşan Degil, Inanan
Ve Yapan" - "Iç Bariş, Kardeşlik, Huzur" "Devlet Ve Millet Kaynaşmasi" -
"Insan Haklari Ve Adalet" - "Milli, Güçlü, Süratli, Yaygin Kalkinma" -
"Türkiye'nin Bütünüyle Kalkinmasi" - "Herkese Iş, Herkese Refah" - "Köylüyü,
Işçiyi, Memuru, Esnafi, Dar Gelirliyi Faize, Vergiye Ezdirmeyecegiz." -
"Uydu Degil, Lider Ülke Türkiye" - "Türkiye'nin Ülkesiyle Ve Milletiyle
Bütünlügünün Ve Bölünmezliginin Teminatidir." - Milli Görüş; "Yaşanabilir
Türkiye", "Yeniden Büyük Türkiye", "Yeni Bir Dünya", demektir.
2006-03-30 07:29:40 - HAKKI ERBAKAN
1) Milli Görüşün temel özelliği : Kaba kuvveti değil, hakkı ve adaleti üstün
tutmasıdır.
Bu günkü batı medeniyetinin temeli eski Roma ve Yunan'a dayanmaktadır.
Onların da temelleri insanlık tarihinde yer alan Firavunlara dayanmaktadır
ve temel özellikleri hakkı değil kuvveti üstün tutmaktır. Bizim milletimizin
asırlar boyu insanlığa ışık tutan şerefli tarihinin temel özelliği ise kaba
kuvveti değil, hakkı üstün tutmasıdır. Bundan dolayı bizim milletimiz
tarihte aynı zamanda maddi üstünlüğü elinde tuttuğu sürece yeryüzünde hak ve
adalet hakim olmuştur. Batı medeniyetinin maddi gücü eline geçirmesinden
sonra yeryüzünde kaba kuvvet hakim olmuş, haksızlık ve huzursuzluk nedeniyle
insanlık barışa ve saadete erişememiştir. Bunun en açık örneğini 2. Cihan
Harbinden sonraki dönemde yaşıyoruz. Sözde ikinci cihan harbini insan
hakları, hürriyetler ve yeryüzünde barışın tesisi için yaptığını ileri süren
Batı, 2. Cihan harbinden sonra 1.Yalta Toplantısı ile yeni bir dünya
kurarken hakkı değil, kuvveti üstün tuttu. "Birleşmiş Milletler olacak,
Güvenlik Konseyi olacak ama orada biz 2. Cihan harbi galipleri devamlı üye
olacağız ve veto hakkına sahip olacağız, bizim dediğimiz olacak. Yeryüzünde
bizim istemediğimiz şey yapılmayacak"
zihniyetiyle hareket ettiler. Bu zihniyet yüzünden insanlık 40 sene huzur
bulamadı. Kabahati soğuk savaşa attılar. 1990'da Komünizm iflas etti.
Sovyetler dağıldı. Ve Batı tek kutup ve tek güç haline geldi. 13 yıldır.
Huzur barış, hak ve adalet yerine yeryüzünde sadece katliamlara ve
haksızlıklara şahit oluyoruz. Bunun altında yatan sebep Batının hakkı değil,
kuvveti üstün tutmasıdır. Bu gerçeklerden dolayı barış ve adalete dayalı
yeni bir dünyanın kurulması görevi kaba kuvveti değil, hakkı üstün tutan
milletimize yani Türkiye'ye düşmektedir. Bu taklitçilikle değil, Milli
Görüşle gerçekleşecektir.
2) Milli Görüşün temeli şefkat ve sevgidir. Bundan dolayı gayesi önce
Türkiye'deki 70 milyon vatan evladının, sonra da yeryüzündeki 6 milyar
insanın hepsinin saadetidir.
3) Milli Görüş en ilerici görüştür. Türkiye'yi muasır medeniyetin üstüne
çıkartacak görüştür.
İşte, Sultan Fatih. Ne solcu idi, ne liberaldi, ne ortanın sağı idi ve nede
sağın ortasıydı. Milli Görüşçü idi. Onun için ilericiydi. Tarihte ilk defa
topları döktü. Onların balistik hesabını kendisi yaptı. İlim ve teknikte en
ileri idi. İstanbul'u fethetti. Bir çağı kapattı. Yeni çağı açtı. Bunlara
paralel olarak aynı Sultan Fatih bütün gayri Müslimlerin hatta kilisenin,
Galata'daki Venediklilerin ve Cenevizlilerin dahi her türlü insan haklarını
teminat altına aldı. Onların insan haklarının kefili ve koruyucusu oldu.
İşte Milli Görüş budur.
4) Milli Görüş Anadolu'ya hakkı, adaleti getiren, Malazgirt zaferini kazanan
görüştür. Sultan Alparslan'ın görüşüdür. Milli Görüş, hakkı, adaleti
Kosova'ya götüren Sultan Murat'ın görüşüdür. Milli Görüş, haksızlığı ve
zulmü önlemek için Yıldırım gibi NİĞBOLU'ya yetişen Sultan Beyazıt'ın
görüşüdür.
Asırlar boyu haksızlığı, zulmü ve kaba kuvveti hakim kılmak için yapılan
haçlı seferlerini geri püskürten görüştür. Milli Görüş, hakkı adaleti Viyana
kapılarına götüren görüştür. Milli Görüş Çanakkale'de topun vincinin
bozulması üzerine (YA ALLAH!) deyip 250 kg. mermiyi kaldırıp namluya süren
Seyit Çavuş'un görüşüdür. Milli Görüş Anadolu'da Milli mücadeleyi yapan
şuurun görüşü, Sütçü Imamin Maraş'i, Şahin Bey'in Antep'i kurtarma
görüşüdür. Milli Görüş, Mustafa Kemal'in öncülügünde Istiklal Savaşini yapan
görüştür. Milli Görüş, son olarak Kibris'taki katliami durduran adaya huzur
ve barişi getiren görüştür.
2006-03-30 07:28:06 - HAKKI ERBAKAN
MİLLİ GÖRÜŞ NEDİR?
Milli Görüş adı üstünde milletimizin kendi görüşüdür. Bütün insanlığın
bildiği gibi Milletimiz asırlar boyu kaba kuvveti değil, hakkı üstün tutan
bir zihniyetin temsilcisi olarak, insanlık tarihinin en büyük devletleri
olan Selçuklu ve Osmanlı Devletlerini kurmuş, asırlar boyu insanlığa insan
hakları, barış ve adaletin en güzel örneklerini göstermiş, şerefli, parlak
bir maziye sahiptir. Bu milletin evlatlarının böylesine parlak bir
varlıkları varken, batının şu veya bu şekilde hakkı değil, kaba kuvveti
üstün tutan zihniyetlerinin etkisi altında kalması, onları taklit etmesi
isabetli bir davranış değildir. Çok partili hayata girdikten sonraki dönemde
yaşadıklarımız bu gerçeği açıkça ortaya koyan pek çok olaylarla doludur.
MİLLİ GÖRÜŞÜN TEMEL ÖZELLİKLERİ : 8 ÖZELLİK
2006-03-30 07:25:11 - HAKKI ERBAKAN
Mesele erbakan meselesi değildir.Erbakan ölünce mücadelemiz bitecek mi?Asla hayır! Biz bir bakıma yeniden kurtuluş mücadelesinin adını koyuyoruz. Veya milli değerlerimize sahip çıkma meselesinin askeri olalım diyoruz.Milli Görüş bizim tek elimizde olan bir şey değildir.Bunun içinde atılan iftira ve yakıştırmaların öyle olmadığını ve bununda geçmiş icraatların iyi anlaşılması ile olacağını düşünüyoruz.
Biz ağızdan çıkana ve icraata bakarız.Tayyibin icraatları bizi bağlamaz.Biz diğerleri ile nasıl müccadele ediyorsak onunla da aynı mücadeleyi yapıyoruz. Çünkü isim önemli değildir.İcraat önemlidir.Milli Görüş yani Fatih'in görüşü önemlidir, Abdülhamit'ın görüşü önemlidir.Milli Görüş'ü bırakmak demek mandacılık demektir.Tayyip geçmişini inkar etmiştir.O onun sorunudur.bizim için Ecevit ile Tayyip arasında icraat bakımından zerre kadar fark yoktur. IMF ile ilişki kuran hiçbir hükümet ülke çıkarlarını koruyamaz.Ayağa gelemez kendi menfaatine çalışma yapamaz. Çünkü "bu gün para alan yarın emir alır".Bu bir gerçektir.İsim Mesut olsada, Ecevit olsada, Derviş olsada, Bahçeli olsada, Tayyip olsada değişmez.tayyib'in yaptığı hatalar kendini bağlar.
2006-03-30 07:23:52 - HAKKI ERBAKAN
54. Refah-Yol Hükümeti döneminde IMF’yle anlaşma yapılmamıştır. Bu bile tek başına geniş halk kitlelerini olumsuzluklardan koruyan bir anlayıştır. Türkiye’de ilk defa denk bütçe hazırlanmıştır. Memuru, işçiyi, emekliyi, köylüyü, esnafı, Bağ-Kurluyu, fakir fukarayı, öğrencileri önemseyen ve gelirlerini yıllık yüzde yüzden fazla arttıran ekonomik ve sosyal politikalar izlenmiştir. Kaynak paketleri hazırlanarak ülkenin borçlanma ihtiyacı ortadan kaldırılmış, iç ve dış borçlanma önlenmiş, yeni vergiler konulmamış, KİT ürünlerine zam yapılmamış, KİT’ler zarardan kurtarılmış, faiz gelirlerine stopaj uygulanmış, havuz sistemi kurularak devletin imkânları birtakım menfaat gruplarına ve rantiyeciye peşkeş çekilmekten kurtarılmıştır. Ortaya çıkan imkanlar toplumun bütün katmanlarına dengeli bir şekilde paylaştırılmıştır. Toplumun her kesimine imkan ulaşınca piyasa canlanmış, ticaret ve üretim artmış, Türkiye bir yılda yüzde 9.3 büyümüş, milli geliri artmış, mevcut borçları azaltılmıştır.
54. Refah-Yol Hükümeti döneminde ahlaki ve manevi değerler önemsenmiş, kumarhaneler kapatılmıştır. Köye dönüş projesi başlatılmış, tahrip olan köy evlerinin onarımı ve köylerine dönecek vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak üzere ilgili valiliklere gerekli tahsisat gönderilmiştir. Bu kaynağın göç edenlerin köylerine tekrar iskân edilmesi, konutlarının yapılması, telef olan hayvanlarının alınması amacı Başbakanlığın ilgili genelgesinde ifade edilmiştir.
Birinci Körfez Harbi'nden beri kapalı bulunan Habur Sınır Kapısı ile komşu ülkelere bağlanan diğer sınır kapıları sınır ticaretine açılmıştır. Habur Sınır Kapısı'ndan günde 3.000 araç Türkiye ile Irak arasında ticari faaliyetlere katılmıştır. Bu durum özellikle nakliyecilerin ve yol güzergahındaki esnafın ekonomik seviyesini yükseltmiştir.
Daha önceki hükümetler döneminde, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonunun (SYDTF) kaynaklarının önemli bir kısmının bütçeye aktarılma uygulamasına son verilmiştir. Fon kaynaklarının % 90’ı bütçeye aktarılmakta kalan % 10’u ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanılmaktaydı. Bu çarpık anlayışa son verilerek, asli amacına uygun olarak kullanılmaya başlandı. Başbakan’ın vali ve kaymakamlara gönderdiği bir genelgeyle, ülkemizdeki ihtiyaç sahibi vatandaşların bizzat yetkililer tarafından aranarak tespit edilmesi ve bilgisayara kaydedilmeleri istenmiş, "ülkemizde aç ve açık tek bir insan kalmayana kadar" çalışmaların sürdürülmesi tamim edilmiştir.
İhtiyaç sahibi ailelerin yiyecek, giyecek, yakacak, ilaç ve tedavi giderleri karşılandığı gibi bunların iş sahibi olmaları için halıcılık, kilimcilik, hayvancılık, arıcılık, sütçülük, seracılık, meyvecilik gibi projelere ciddi destekler verildi.
Dar gelirli ailelerin üniversitede okuyan 200.000 çocuğuna, üniversiteyi rahat okusun, akşamları çorba parasını düşünmesin, ailesinin gözü arkasında kalmasın diye bugünkü değeriyle 70 euro karşılıksız burs verildi.
Çocuk Esirgeme Kurumunun binaları onarılarak fiziki durumları düzeltildi, sayıları ve kapasiteleri arttırıldı. Burada yaşayan çocuklarımızın manevi ve ahlaki ihtiyaçlarını karşılayacak elemanlar ve kitaplar temin edildi, kurum kısa zamanda herkesi memnun edecek bir kaliteyi yakaladı.
2006-03-30 07:21:59 - HAKKI ERBAKAN
1974 deki Ecevit ile olan ortaklıkta İlk defa İmam Hatipleri lise statüsüne sokan ve sonrada yine Üniversite kapılarını İmam Hatiplere açan Hocadır.380 İmam Hatip'i ve yüzlerce Kur'an kursunu açmayı başarmıştır.Dolayısı ile günümüzde Alnı secdeye gelen siyasetçi, bürokrat, profesör, vali, emniyet müdürü, asker, hakim, savcı, avukat, mühendis, doktor, işletmeci ve memur var ise bu o çalışmaların ve Hoca'nın eseridir.Ve yine o dönemde Kıbrıs alınmış, Türkiye İKÖ'ye üye olmuş ve 200 fabrikanın temeli atılmış ve 70 tanesi tamamlanmıştır.Her ilde Organize Sanayi Fikrini yerleştirmiş ve birçoğunuda açmıştır.Ülkenin dört bir köşesinde hangi fabrika açılmışsa onda Hoca'nın emeği vardır.
Özal'ın bulaştırdığı Çekiç Gücü ülkeden kim kovmuş?Bu yolla PKK nasıl krize girdi ve o dönemde etkisizleşti?Özal'ın kapattığı petrol boru hattını kim açmış? Faiz üzerine kurulu olan rant ekonomisini havuz sistemi ile kim bertaraf etmiş? Cumhuriyet tarihinin ilk denk bütçesini kim gerçekleştirmiş? Ortaya attığı D8 projesi ve ortak para birimi olarak sunduğu islam dinarı(altın para)ile doların hegomanyasına son vermek azminde olan kimdi?Daha sayayım mı?Hey gidi adam´lar hey.Çoğu solcunun bile kabul ettiği bu gerçekleri sizde anlarsaniz zaten ülke kurtulmuş demektir.
2006-03-30 07:19:40 - HAKKI ERBAKAN
Evet işte gerçekler:
Tüm yasaklar ve menfaatler için:
Sonuna mücadele verdi.Onun için hükümetten düşürüleceklerini ve yapacaklarını söyledikleri darbe girişiminden korkmadı. Önüne getirilen İmam Hatipler, 8 yıllık kesintisiz eğitim ve baş örtüsü yasağının devamını öngören MGK kararnamesini imzalamadı ve fazlası ile bedelini ödüyor.Ha imzaladı diye sen ve senin gibiler tarafından iftira atıldı.Ama biz onlara 28 Şubat o zaman neden oldu? diye sorduk.Öyle ya tüm istenenleri yaptı ise niye 28 Şubat oldu?Biz belgelerle "imzaladı" diyen her ferde bunun olmadığını ispat ettik.Aksini iddia eden varsa buyursun belgesini göstersin.İnanmayan bulunduğu yerdeki bir SP bürosuna gider ve onu görmek istediğini söyler ise belge gösterilir.Ayrıca herkesce imzalananın Basın Bildirisi olduğunu ve bunun MGK kararı gibi vatandaşlarımıza yutturulduğunu da görmüş olur.
Noldu sonuçta bir bedel ödendi.Rabbimizin "çalışıp çile görmeden yani hakkı ile cihat etmeden kolayca cennete girebileceğini mizi sandınız?" dediği gibi.Yani kolay değil! adamların küresel hedeflerine takoz koyuyorsun.Bunu tek yapabilecek ülke Türkiyedir.Bunu onlar çok iyi biliyor ama bizler anlamıyoruz.Bunun için buyrun alın sizin olsun mu diyeceklerdi.Elbette ellerindeki tüm imkanları kullanacaklardır.Bunun için bir sürü partilimiz kasten siyasi yasaklı oldu, Hoca iftira ile hapis cezasına çarptırıldı(sen utanmadan şimdi hoca'yı kendini kurtarma hatta g. kurtarma gibi ahlaksızca suçluyorsun.Allah'tan kork.Allah o günleri sana da göstersin o zaman seni görürüz), RP ve FP kapatıldı, diğer bazı partililere hapis cezaları verildi ve işlerinden kovuldu.Tüm üyelerimiz mercek altına alındı.Tehdit edildi hatta kurşunlandı. Halkımız ise havuz sisteminin iptali ve banka batırmalarla ülke 600 Milyar dolar zarara uğraması, baş örtülülere ve İmam Hatiplere baskının artması, dış politikanın iflas etmesi ve kırmızı çizginin iflası, PKK azması, ahlaki çöküntü ve misyonerlik faaliyetlerinin ayyuka çıkması, değerlerimize ve mukeddesatımıza hakaretler edilmesi ile yine uyanamadı.Ve daha nicelerini halkımız yaşadı ve yaşıyor.
Suç kimde?Geçmişte ezan-ı muhammediyi yeniden aslına döndüren Adnan Menderes konusunda olduğu gibi sonuna kadar direnen hükümetlerin arkasında duramayan ve hatta kartel medyası ağzı ile birde suçlayan halktadır(tabiki burada bir kısmı ayırarak söylüyorum).Amerika güçlü baş edemeyiz diyen kafalardadır.Aslında kandırılmış insanlar olarak değerlendirmek daha doğru olur bu insanlarımızı.Şimdi çıkmış ne yapıyor? diyorsun.Türkiye'de 1 m uzunluğundaki oy pusulasında yer alan 51 partinin 50 tanesinin aslında birbiri ile aynı olduğu görüldü.Yani Ak-Kara, Hak-batıl artık ayrıştı.kim baş örtüsü düşmanı kim değil görüldü.Kim faizci kim değil, kim rantiyeci kim değil yapılan uygulamalarla belirdi.Bu ayrışmanında miladı 28 Şubat'tır. Artık adamlar saklamıyor hiçbirşeyi.Coca Cola bile tüm karını İsrail'in Ortadoğudaki çıkarları için kullanacağını açıkladı.Biz napıyoruz? Halen Coca Cola içiyoruz ve iftira atıyoruz etrafa.Biraz düşünelim ve Allah'tan korkalım.Her güzel şeyin bir bedeli vardır.O bedel o şeyin güzellik derecesine göre artar ve azalır.
2006-03-30 05:01:35 - Cagiran
Burada yapılan olay haydar Baş'ın ön plana çıkartılıp putlaştırılmasından başka bir şey değildir.Bu çağlar boyu bir sapma eğilimidir.insanlar önderlerini, peygamberlerini yüceltip putlaştırırlar.Buna Nuh as. Kavminden örnek vermek gerekirse:
“Ve dediler ki: Kendi ilahlarınızı bırakmayın; bırakmayın ne Vedd'i, ne Suva'ı, ne Yeğus'u, ne Ye'uk'u ve ne de Nesr'i."” Nuh süresi 23
Burada ilahlaştırılanlar salih insanlardır, peşinden gidenler saygı ve yüceltmede aşırılığa düşerek onu bu şekilde putlaştırmışlardır.
“Onlar, Allah'ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini rablar (ilahlar) edindiler ve Meryem oğlu Mesih'i de. Oysa onlar, tek olan bir İlah'a ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O'ndan başka İlah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden Yücedir.” Tevbe süresi 31
Burada zikredilenlerde batıl insanlar değil din alimleri ve İsa.as.fakat onları yüceltmedeki aşırlık şirkle ve putlaştırmayla sonuçlanmıştır.Peki Allah kitabında bize bunları neden anlatır, masal olsun diyemi, bunu hiç düşündünüz mü?.
Şüphesiz ki bunun anlatılması sebepsiz değildir, mesajı açık ve net şu dur.”İnsanda bir yüceltme ve yüceltip putlaştırma olgusu vardır, sizden öncekilerde din alimleri ve peygamberlerini yüceltip putlaştırdılar bu konuda aşırıya gidip sakın ha onların düştüğü hataya düşmeyin, yüceltilmeye laik olan Allahın kendisidir”.
Sizler böyle bir üstada bağlı oldukları için çok doğru yolda olduklarını düşünüp bundan sevinç duyarsınız.
Öyle değil midir ya, onlara kuranın açıklamasını anlatan bu zat o kadar büyük olmasa adına o kadar kitaplar çıkar mı, bu kadar övülür mü ?.Tabi doğal olarak diğer İsalmi guruplardan !! çok daha doğru yolda olduğunu düşünürler.Baksanıza onlar böyle koca bir adama tabidirler.
Tabi onlar bunu yaparken diğerleri boş mu durur?, Üstatları ne kadar üstün bir adam olduğunu anlatır dururlar.Diğerleri Şeyhinin üstünlüğünden dem vurur ve Allahın tespiti tam anlamıyla gerçek olur.
“Şu dinlerini parçalara ayırıp, gurup gurup olanlar var ya, senin onlarla hiç bir ilgin yoktur, onların işi Allaha kalmıştır, Allah vakti geldiği zaman yanılgılarını onlara haber verecektir.”
Enam 159
“Onlarki din işlerinde ayrılığa düşüp guruplara ayrıldılar, her gurub kendinde olanla sevindi”
Müminun 53
“Kendilerine ap açık delliler gelmesine rağmen parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olma, işte onlar için çok acıklı bir azab vardır.”
Ali İmran 105
1-15 > 16-30 > 31-45 > 46-60 > 61-75 > 76-90 > 91-105 > 106-120 > 121-135 > 136-150 > 151-165 > 166-180 > 181-195 > 196-210 > 211-225 > 226-240 > 241-255 > 256-270 > 271-285 > 286-300 > 301-315 > 316-330 > 331-345 > 346-360 > 361-375 > 376-390 > 391-405> 406-420 > 421-435 > 436-450 > 451-465 > 466-480 > 481-495 > 496-510 > 511-525 > 526-540 > 541-555 > 556-570 > 571-585 > 586-600 > 601-615 > 616-630 > 631-645 > 646-660 > 661-675 > 676-690 > 691-705 > 706-720 > 721-735 > 736-750 > 751-765 > 766-780 > 781-795 > 796-810 > 811-825 > 826-840 > 841-855 > 856-870 > 871-885 > 886-900 > 901-915 > 916-930 > 931-945 > 946-960 > 961-975 > 976-990 > 991-1005 > 1006-1020 > 1021-1035 > 1036-1050 > 1051-1065 > 1066-1080 > 1081-1095 > 1096-1110 > 1111-1125 > 1126-1140 > 1141-1155 > 1156-1170 > 1171-1185 > 1186-1200 > 1201-1215 > 1216-1230 > 1231-1245 > 1246-1260 > 1261-1275 > 1276-1290 > 1291-1305 > 1306-1320 > 1321-1335 > 1336-1350 > 1351-1365 > 1366-1380 > 1381-1395 > 1396-1410 > 1411-1425 > 1426-1440 > 1441-1455 > 1456-1470 > 1471-1485 > 1486-1500 > 1501-1515 > 1516-1530 > 1531-1545 > 1546-1560 > 1561-1575 > 1576-1590 > 1591-1605 > 1606-1620 > 1621-1635 > 1636-1650 > 1651-1665 > 1666-1680 > 1681-1695 > 1696-1710 > 1711-1725 > 1726-1740 > 1741-1755 > 1756-1770 > 1771-1785 > 1786-1800 > 1801-1815 > 1816-1830 > 1831-1845 > 1846-1860 > 1861-1875 > 1876-1890 > 1891-1905 > 1906-1920 > 1921-1935 > 1936-1950 > 1951-1965 > 1966-1980 > 1981-1995 > 1996-2010 > 2011-2025 > 2026-2040 > 2041-2055 > 2056-2070 > 2071-2085 > 2086-2100 > 2101-2115 > 2116-2130 > 2131-2145 > 2146-2160 > 2161-2175 > 2176-2190 > 2191-2205 > 2206-2220 > 2221-2235 > 2236-2250 > 2251-2265 > 2266-2280 > 2281-2295 > 2296-2310 > 2311-2325 > 2326-2340 > 2341-2355 > 2356-2370 > 2371-2385 > 2386-2400 > 2401-2415 > 2416-2430 > 2431-2445 > 2446-2460 > 2461-2475 > 2476-2490 > 2491-2505 > 2506-2520 > 2521-2535 > 2536-2550 > 2551-2565 > 2566-2580 > 2581-2595 > 2596-2610 > 2611-2625 > 2626-2640 > 2641-2655 > 2656-2670 > 2671-2685 > 2686-2700 > 2701-2715 > 2716-2730 > 2731-2745 > 2746-2760 > 2761-2775 > 2776-2790 > 2791-2805 > 2806-2820 > 2821-2835 > 2836-2850 > 2851-2865 > 2866-2880 > 2881-2895 > 2896-2910 > 2911-2925 > 2926-2940 >
Total 2926 comments
