home Contact Us

Computer Crime Research Center

You are about to join the

Discussion : EBay encounters more Internet frauds

Discussion is closed !

1-15 > 16-30 > 31-45 > 46-60 > 61-75 > 76-90 > 91-105 > 106-120 > 121-135 > 136-150 > 151-165 > 166-180 > 181-195 > 196-210 > 211-225 > 226-240 > 241-255 > 256-270 > 271-285 > 286-300 > 301-315 > 316-330 > 331-345 > 346-360 > 361-375 > 376-390 > 391-405 > 406-420 > 421-435 > 436-450 > 451-465 > 466-480 > 481-495> 496-510 > 511-525 > 526-540 > 541-555 > 556-570 > 571-585 > 586-600 > 601-615 > 616-630 > 631-645 > 646-660 > 661-675 > 676-690 > 691-705 > 706-720 > 721-735 > 736-750 > 751-765 > 766-780 > 781-795 > 796-810 > 811-825 > 826-840 > 841-855 > 856-870 > 871-885 > 886-900 > 901-915 > 916-930 > 931-945 > 946-960 > 961-975 > 976-990 > 991-1005 > 1006-1020 > 1021-1035 > 1036-1050 > 1051-1065 > 1066-1080 > 1081-1095 > 1096-1110 > 1111-1125 > 1126-1140 > 1141-1155 > 1156-1170 > 1171-1185 > 1186-1200 > 1201-1215 > 1216-1230 > 1231-1245 > 1246-1260 > 1261-1275 > 1276-1290 > 1291-1305 > 1306-1320 > 1321-1335 > 1336-1350 > 1351-1365 > 1366-1380 > 1381-1395 > 1396-1410 > 1411-1425 > 1426-1440 > 1441-1455 > 1456-1470 > 1471-1485 > 1486-1500 > 1501-1515 > 1516-1530 > 1531-1545 > 1546-1560 > 1561-1575 > 1576-1590 > 1591-1605 > 1606-1620 > 1621-1635 > 1636-1650 > 1651-1665 > 1666-1680 > 1681-1695 > 1696-1710 > 1711-1725 > 1726-1740 > 1741-1755 > 1756-1770 > 1771-1785 > 1786-1800 > 1801-1815 > 1816-1830 > 1831-1845 > 1846-1860 > 1861-1875 > 1876-1890 > 1891-1905 > 1906-1920 > 1921-1935 > 1936-1950 > 1951-1965 > 1966-1980 > 1981-1995 > 1996-2010 > 2011-2025 > 2026-2040 > 2041-2055 > 2056-2070 > 2071-2085 > 2086-2100 > 2101-2115 > 2116-2130 > 2131-2145 > 2146-2160 > 2161-2175 > 2176-2190 > 2191-2205 > 2206-2220 > 2221-2235 > 2236-2250 > 2251-2265 > 2266-2280 > 2281-2295 > 2296-2310 > 2311-2325 > 2326-2340 > 2341-2355 > 2356-2370 > 2371-2385 > 2386-2400 > 2401-2415 > 2416-2430 > 2431-2445 > 2446-2460 > 2461-2475 > 2476-2490 > 2491-2505 > 2506-2520 > 2521-2535 > 2536-2550 > 2551-2565 > 2566-2580 > 2581-2595 > 2596-2610 > 2611-2625 > 2626-2640 > 2641-2655 > 2656-2670 > 2671-2685 > 2686-2700 > 2701-2715 > 2716-2730 > 2731-2745 > 2746-2760 > 2761-2775 > 2776-2790 > 2791-2805 > 2806-2820 > 2821-2835 > 2836-2850 > 2851-2865 > 2866-2880 > 2881-2895 > 2896-2910 > 2911-2925 > 2926-2940 > Total 2926 comments



2006-03-24 17:10:24 - korksusuzlardan
lan korkusunu şerefini götünü başını siktiğimin lavuğu
sen ne sikimsin lan ağzına aldığın kelimelere bak

haydar başın tırnnağı olamayacak adam götünü ağız olarak konuşturuyo!!!!!

lann sen sikimin müsteşarı ile ibneliğe çoıkarken , sokakta kefenle gezen binler vardı!!!!


2006-03-24 17:10:08 - sizin gibileri forumlarda bekleriz
sorgulayan orospu çocuğu ..senin ananın amını bi sorgularım aklın hayaliin şaşar amcık ağızlı götveren ..satılmış hain..atatürkü ağıza almak kim sen kim amına çaktığımın dallaması


2006-03-24 10:46:40 -
sex yapmak istiyorummmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmkız ları severimmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm


2006-03-24 09:52:17 -
nevar


2006-03-24 07:54:04 - Korkuluk
Bu H. Bas takimi, ülkede bu kadar Allah (C.C.) düsmani varken,nicin din kardesleri ile ugrasiyor?! Deniz kenarlarinda acik sacik tatil yapan kadinlari ve erkekleri birakip, Orduevlerinde dansöz oynatarak eglendirilen erleri es gecip, Atatürkün devirdigi camlari görmezlikten gelip, neden habire müminlere yükleniyorlar?! Bu ser odaklari kimin tarafindan nasil kullaniliyor, ve ne karsiliginda?! Samimi müminlerin en kücük aciklari din düsmanlari tarafindan degerlendirilip onlara acimasizca saldirilirken, H. Bas´in rezillikleri, kepazelikleri, neden Islam düsmanlari tarafindan görmezlikten geliniyor?! Bunlar hangi seytani odaga hizmet ediyorlar?!


2006-03-24 07:36:35 - Sorgulayan
H. Bas tarafindan para ve kadin ile satin alinmis Korkusuz picine sunu hatirlatmakta fayda var: Atatürk sahtekarlardan, din tacirlerinden nefret ettigi gibi, kimseden etmemis!! Eger sayet bugün yasasaydi, H. Bas domuzuna kesin sorardi: "Su an kac tane genc atesli hatun oyuyorsun? Cocuklarin bu hatunlarin hangisinden? Oydugun hatunlari notere gönderip, nicin senin hanimlarin oldugunu inkar ettiriyorsun? Bu durumda onlardan peydahladigin cocuklar "Pic" statüsüne indirgenmis olmuyormu? Yalan ile iman bir arada olur mu? Sömürdügün eski müritlerini susturmak icin nicin köpeklerini onlarin üzerine saliyorsun? Hem Amerikaya, Hristiyan alemine sövüp, nicin onlarin kurumlarindan para karsiligi ödül aliyorsun?"

H. Bas domuzu bu sorulara tutarli cevap veremedigi durumda, Atatürk kesin sinirden, müzik ve eglence masasinda bosalttigi raki siselerini, H. Bas domuzunun kocaman göt deligine sokardi!!

Sakin bana Fetullahcilik ithami ile gelme! Benim o cemaat ile uzaktan yankindan hicbir ilgim yok! Sadece T.C. diyanetinin yurtdisindaki bir müstesarini yakindan iyi taniyan, ve onun yurtdisindaki hizmetlerini takdir eden, kendi halinde yasayan siradan bir müslümanim! Bana ucuk iddialar ile gelirsen, bunlarin aslini diyanetteki dostlarima sormaktan geri kalmayacagim!!


2006-03-24 07:06:06 -
AB nin geleceği ne olacak federasyonmu olacak yoksa dağılacakmı


2006-03-24 06:56:32 -
ab nin geleceği


2006-03-24 06:39:58 -
Aile kompozisyonu gerekiyor bana! Nereden alirsam!


2006-03-23 19:13:54 - korkusuzlaradan
anket yapalım!!!

amerikanın kucağından türkiyedeki vede dünyanın nheryerine dağılmış ajanlarını yönetmeye çalışan fethullah götverenine ne yapmak lazım!!!!!!!!!1


2006-03-23 03:46:10 -
ulan amına koduğumun cahil cühelası incil son 1600 senedir bozuk.iznik konsili sırasında gerçek incilin kaybolduğunu hırıstiyanlar bile biliyor angut herif


2006-03-21 19:09:37 - korkusuzlardan
Eşarpa kimse karışamaz
Hatırlarsanız, geçen Haziran’da Erzurum Atatürk Üniversitesi’ndeki törene başörtülü anneler alınmamıştı. Org. Büyükanıt da bunun üzerine “Bu konuda yorum yapmak asker olarak bana düşmez. Ama aldığım bilgiye göre, kapıdaki bir görevlinin tutumu. Yoksa eşarpa hiç kimse bir şey demez. Olay biraz fazla abartıldı… Böyle toplumun tansiyonunu yükseltecek şeylerden hakikatten kaçınmak lazım” demişti. Aynı günlerde Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ndeki mezuniyet töreninde ise başörtülü annelere hiçbir engel çıkartılmamıştı (21

Haziran 2005, Sabah).
29 Mayıs 2005’te Harp Akademileri’ndeki ““İpek Yolu–2003 General/Amiral Semineri: Küreselleşme ve Uluslararası Güvenlik” sempozyumunda yaptığı konuşmada AB ve ABD gibi küresel güçlere ciddi mesajlar vermişti, Cengiz Çandar’ın ve zaman’ın bazı köşe yazarlarının dizleri titremişti.
Küresel aktörlere rest
Bakınız Genelkurmay 2. Başkanı Büyükanıt Paşa, içini nasıl dökmüştü:
“Gelişmiş ve güçlü ülkelerin tehdit algılamaları ile, gelişmekte olan ülkelerin tehdit algılamaları, aynı eksende çakışabilir mi? Yoksa, gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ülkelerin tehdit algılamalarını koşulsuz kabul eden ülkeler konumunda mıdırlar? Güçsüz ülkeler, bu ithal malı tehdit algılamaları üzerine kurdukları ulusal güvenlik politikaları ile ne kadar güvenlidirler? (...) Acaba güçlü ülkeler, kendi ulusal çıkarları yönünde tanımladıkları tehdit algılamalarını, güçsüz ülkelere dayatarak, o ülkelerin ulusal çıkarlarına zarar verecek yaklaşımlar içinde mi bulunuyorlar?
Küresel boyuttaki bu ekonomik yaklaşım acaba, uluslararası sermayenin, ulus devletten kaynaklanan bir dirençle karşılaşmadan, tek yönlü küresel pazarlara ulaşma amacını mı taşımaktadır? Başka bir ifade ile, gelişmekte olan ülkelerin ulusal güvenlik politikaları, bu yaklaşımlar önünde birer engel midir? Ve acaba, gelişmekte olan ülkelerde yaratılmaya çalışılan mikro–etnik çatışmalar, ulusal direncin zayıflatılmasında birer vasıta olarak mı kullanılmaktadır?” (Zaman Erhan Başyurt, Askerden ‘güçlü ülkelere’ mesaj, 3 Haziran 2003; Cumhuriyet, 30 Mayıs 2003).

Çandar’ın ayakları titremişti
Büyükanıt Paşa’nın çıkışı üzerine daha o günden Zaman’ın kalemşörü Başyurt “Ulusal politikaların şekillenme sürecinde TSK’nın ağırlığı devam ettikçe, kendisine yönelik yıpratıcı eleştiriler de sürmeye devam edecek” derken (Zaman, Erhan Başyurt, Askerden ‘güçlü ülkelere’ mesaj, 3 Haziran 2003); İsrail ve Amerika’daki tanışlarına “Aman ha dikkat…” diye ikaz edercesine Cengiz Çandar’in titreyen ayakları şöylece diline vurmuştu o günlerde:
“Bundan sonra, şayet olacaksa, Türkiye’deki bir askeri darbe fazlaca ‘ulusal’ yani ‘yerel’ olmak durumundadır. Dahası Türkiye’deki bir askeri darbe doğrudan Amerika’ya karşı olmak durumundadır ve onu hedef aldığı anlamına gelir” (Osman Ulagay, Wolfowitz askerlere kızmakta haklıymış, Milliyet, 2 Haziran 2003).
Org. Büyükanıt, Aralık ayında yaptığı ABD ziyaretinin akabinde “Kötü haberleri birileri yaratmaya çalışıyor. Ben buraya geldiğim için maalesef gazetelerde bazı haberler yer alıyor. Yok, icazet almaya gelmişim. Bunları, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yapılan bir ayıp görüyorum. Türk askeri icazetini Atatürk’ten alır, yasalardan alır. Başka kimseden icazet almaz” diye nokta koymuştu (15 Aralık 2005, Sabah).
Büyükanıt Paşa’nın sicili bu… Başka söze hâcet var mı; şimdi anladınız mı Paşa’nın önünü kimler, neden kesmeye çalışıyor? Paşa’yı tepmeye çabalayan yerli veya yabancı fincancı katırlarının siluetini çıkartabildiniz mi? Çıkartamadıysanız, yazıyı tekrar okuyun…


2006-03-21 19:09:11 - korkusuzlardan
o sebetaycı diyen piçlere, duyurulur vede ulusalihanet com u örnek gösteren kırmalarada duyurulur

Büyükanıt Paşa’ya yönelik manevralarda, işte bu “asıl niyet” dışa vuruldu.
TBMM İnsan Hakları Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, Orgeneral Büyükanıt’ın isminin rapora sokulmaması yönünde çaba harcıyor; ancak öteki AKP’li üyeler bastırıyor, köpürüyorlar. Hatta Elkatmış, AKP Adıyaman Milletvekili ve Komisyon Başkanvekili Faruk Ünsal’ın açıklamalarını doğru bulmadığını, açıklamaların incitici olduğunu söylüyor… Olan oluyor.
İlginçtir, Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı, Şemdinli dosyası kapsamında Vali Erdoğan Gürbüz, Kaymakam Mustafa Cihat Feslihan hakkında da soruşturması açabilmek için İçişleri Bakanlığı’ndan iki kez izin istiyor, ancak İçişleri Bakanlığı reddediyor.
Şemdinli iddianamesi hususunda Başbakan R. T. Erdoğan, “Bu iş bizi ilgilendirmez” diyor, sözcüsü aracılığıyla.
Halbuki kanıtsız atraksiyonlar, “siyasal koku”lar yayıyor. AKP’nin AB’sinin şefleri bile, işi, “siyasal bir kriz” olarak görüyorlar.
Dolayısıyla “asıl işin arka planı”nı okumak lazım…
Büyükanıt Paşa’nın temel problemler karşısındaki “duruş”unu fark edersek, düğüm kendiliğinden çözülüyor.

Paşa’ya suikast
Önce bir şok… Saynur Tezel’in sunduğu Bugün programına konuk olan ASAM Terör Danışmanı Ercan Çitlioğlu, “4 ay önce Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt’ı öldüreceklerdi, bir tesadüf sonucu kurtuldu” diyor. Çitlioğlu “Sayın Büyükanıt bana kızabilir; çünkü kendisi bunun özellikle gizlenmesini istemişti. 4 ay önce Büyükanıt’a bir suikast girişimi oldu. Ve Orgeneral büyük bir şans eseri kurtuldu. Bunu bazı basın mensupları biliyor; ancak Büyükanıt’ın ricasına uyarak açıklanmadı” diyor.

Yani “Büyükanıt Paşa krizi” basit bir kriz, basit bir hesap değil…
İşte tam bu noktada Paşa’nın siciline bakmak icap ediyor. Büyükanıt Paşa son birkaç yıldan beri, hangi temel konularda “nasıl çıkışlar” yapmış… Sicil bu.
Bakınız, Büyükanıt Paşa neler demiş.. Hangi yerli, yabanî veya yabancı fincancı katırlarını ürkütmüş.

Yaban kazları
Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı birliklerini denetlemek üzere KKTC’yi ziyareti esnasında “Kıbrıs’ta kesin ve kalıcı bir anlaşma olmadan buradan bir tek asker dahi gitmeyecektir” diyor Paşa.

PKK terör örgütünün, silahlı eylemlerine paralel olarak insan hakları kisvesi altındaki taleplerinin ülke bütünlüğünü tehdit ettiğine dikkat çeken Büyükanıt Paşa “Bu girişimler, gerek yurt içinde bazı kesimlerden, gerekse AB üyesi bazı ülkelerden hak ettiği tepkileri almamakta, buna mukabil adeta desteklenmektedir” diyor (5 Temmuz 2005, Hürriyet).
AB–Türkiye Ortak Parlamento Komisyonu Başkan Yardımcısı olan İngiliz Andrew Duff “Türkiye devlet dairelerinden Atatürk’ün resimleri indirilsin” sözleri karşı, “Yabani kazların vahşi çığlıkları olarak algılayın ve ciddiye almayın” diyor (28 Eylül 2005, Hürriyet)
Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’nda incelemelerde bulunurken “Terörist başıyla ilgili konuda biz tarafız. Taraf olduğumuz için bizim duygu ve düşüncelerimizi tüm Türkiye biliyor” diye mesaj veriyor (12 Mayıs 2005, Yeniçağ).


2006-03-21 19:07:31 - nerit
Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa "Allah’ın alemlere rahmet olarak gönderdiği Hz. Muhammed’in rahmeti yetmiyormuş gibi bir kenara koyarak papazların aklıyla Hz. İbrahim’de buluşma"yı teklif eden diyalogcuları temize çıkartamaz.
Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa "Tevhid’in yegane ilahi kaynağı Kur’an’ı Kerim mealine teslis ve şirkin muharrefatını ve Pavlos’un mektuplarını referans gösteren" diyalogcu akademisyen temize çıkartamaz.

Bunlar itikada dair meseleler ve yanlışlar; bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa, hiç kimse kendinden yorumlarla bu yanlışları temize çıkartamaz, Hak gösteremez.
Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa, Prof. Dr. Yümni Sezen’in açıklamalarını, dağılmaya yüz tutan marjinal tabanlarına mesaj vermek için "Beni kullandılar" şeklinde çarpıtıp Yümni Hoca’nın asıl cevabını bir başka gazeteden okumak durumunda kalan" diyalogcuları ve zamane kalemşörlerini temize çıkartamaz.
Hüseyin Gülerce, hiiiç kendini yormasın… Dinlerarası diyalog bir Papalık misyonudur; İslam ile, Türklük ile, milletimiz ile yakından ve uzaktan alakası yoktur. Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa, bu "Papalık misyonu"nu temize çıkartamaz. Hak olarak gösteremez. Milletimizi ayartamaz.
Hiç kimse Müslüman kisvesi altında bu Papalık misyonunu sürdüremez. Er veya foyası ortaya çıkar. Ne Karaman kurtarabilir onları, ne de Papa…
İşin bir de, bütün peygamberlerin onun şefaatine muhtaç oldukları Alemlere Rahmet Hz. Muhammed’in "Şefaat–ı Uzma"sını ikrar edeceği mahşer ve hesap günü var… O gün kişi sevdikleriyle haşrolacak. Papaza ve hahama sevdalananlar, asıl o gün papazı buldu demektir. O gün papazı bulanları, ne Karaman kurtarabilir ne de papazları…


2006-03-21 19:07:14 - nerit
Dinler arası diyalog misyonu, Papalık Konseyi misyonudur. Nitekim 10 Şubat 1998 günkü Zaman’da da yayınlanan mektubunda Fetullah Gülen, Papa II. J. Paul’a sunduğu fermanında "Pek muhterem Papa cenapları, Papa VI. Paul tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarası Diyalog için Papalık Konseyi misyonunun (PCID) bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini arzu ediyoruz…" demektedir.

Bu şu demektir; dinler arası diyalog Papalık misyonudur. Papa VI. Paul tarafından başlatılmıştır. Gülen, işte bu misyonun bir parçası olduğunu ilan etmiştir. Bunu böyle anlamamak için, sadece sağır olmak yetmez, aynı zamanda kafa ve kalp gözünün de kör olması lazımdır.
Bu misyonun İslam ile yakından veya uzaktan alakası yoktur.
Bu bir Papalık misyonudur.
15 asırdan bu yana İslam’ın tebliği ve daveti, bu cenabet Papalık misyonuna göre yapılmamıştır.
Milletimizin, gayr–i Müslimlere karşı hoşgörüsü, onların can, mal, namus ve din emniyetini teminat altına alma tavrı, Papa VI. Paul’dan sonra başlamamıştır.

Dolayısıyla Papalık misyonunun bir parçası olanlar, kendi yanlışlarını onaylamayan Müslüman toplumumuzu, ne muharref İncil sokuşturmalı meallerle, ne de diyalogcuların demirbaşı Hayrettin Karaman’ın kendinden menkul yorumlarıyla ayartamazlar.

Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de gelse, "Kur’andaki Yahudi ve Hıristiyanlara yönelik sert ayetler bugünküleri bağlamaz, o hükümler Peygamberimizin dönemindekilere ilişkindir" diyen diyalogcuyu temize çıkartamaz.
Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa "nurcu papaz" üreten bir diyalog furyasını temize çıkartamaz.
Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa "Hıristiyan, Yahudi ve Sabiilerden Allah’a ve ahirete inanıp iyi işler yapanlar, Hz. Peygambere inanmasa da cennetlik olur" diye ilan eden diyalogcuları temize çıkartamaz.

Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa "Haçlı dünyayı tutmuş, bu sebeple onların tasallutundan emin olmak için Al–i İmran 28. ayete göre takiyye yapmak için diyalog yapıyoruz, ADL ile bu sebepten görüşüyoruz, Hocaefendi Amerika’da bu sebepten zorunlu ikamet ediyor" diyen diyalogcuları temize çıkartamaz.
Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa "Ehl–i Kitap ile amentüde ittifakımız var" diye ilan eden diyalogcuları temize çıkartamaz.
Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa "Müslüman bir kadını Hristiyan bir erkeğe papaz–haham ve müftünün huzurunda nikahlayıp ’bu bir devrim, çifte pasaportta olduğu gibi çifte dinli’ diye" manşete taşıyan diyalogcuları temize çıkartamaz.
Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa "yurtdışından getirilen öğrencileri ekümenik sevdalı Patrik Bartho veya papaz Marovitç’e götürüp Hıristiyan–Yahudi–Müslüman hep beraber ’aynı anda ortak ibadet’ kararı aldıran" diyalogcuları temize çıkartamaz.
Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa "Ehl–i Kitap ile amentüde ittifakımız var" diye ilan eden diyalogcuları temize çıkartamaz.
Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa "Irak’ta canını, namusunu ve vatanını işgalcilere karşı koruyan Müslüman’ın adını, ’devlet başkanından izni olmadan yapılan bu tip başkaldırılar cihad değil terörizmdir’ şeklindeki Washington yorumlarıyla teröriste çıkartan" diyalogcu Hocaefendiyi temize çıkartamaz.
Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa "Papazları ve hahamları cennete koymak pahasına Müslüman’ın akaidini, onur ve şerefini fısıltı ve internet gevezelikleri ile hedef alan" zavallı diyalogcuları temize çıkartamaz.
Bir tane Karaman değil, milyon tane Karaman gibisi de olsa "internet sitesinde papaz Serkan Yüksek’in telefonlu misyonerlik sitesini yayınlayan diyalogcu haftalık derginin herzeleri"ni temize çıkartamaz.


1-15 > 16-30 > 31-45 > 46-60 > 61-75 > 76-90 > 91-105 > 106-120 > 121-135 > 136-150 > 151-165 > 166-180 > 181-195 > 196-210 > 211-225 > 226-240 > 241-255 > 256-270 > 271-285 > 286-300 > 301-315 > 316-330 > 331-345 > 346-360 > 361-375 > 376-390 > 391-405 > 406-420 > 421-435 > 436-450 > 451-465 > 466-480 > 481-495> 496-510 > 511-525 > 526-540 > 541-555 > 556-570 > 571-585 > 586-600 > 601-615 > 616-630 > 631-645 > 646-660 > 661-675 > 676-690 > 691-705 > 706-720 > 721-735 > 736-750 > 751-765 > 766-780 > 781-795 > 796-810 > 811-825 > 826-840 > 841-855 > 856-870 > 871-885 > 886-900 > 901-915 > 916-930 > 931-945 > 946-960 > 961-975 > 976-990 > 991-1005 > 1006-1020 > 1021-1035 > 1036-1050 > 1051-1065 > 1066-1080 > 1081-1095 > 1096-1110 > 1111-1125 > 1126-1140 > 1141-1155 > 1156-1170 > 1171-1185 > 1186-1200 > 1201-1215 > 1216-1230 > 1231-1245 > 1246-1260 > 1261-1275 > 1276-1290 > 1291-1305 > 1306-1320 > 1321-1335 > 1336-1350 > 1351-1365 > 1366-1380 > 1381-1395 > 1396-1410 > 1411-1425 > 1426-1440 > 1441-1455 > 1456-1470 > 1471-1485 > 1486-1500 > 1501-1515 > 1516-1530 > 1531-1545 > 1546-1560 > 1561-1575 > 1576-1590 > 1591-1605 > 1606-1620 > 1621-1635 > 1636-1650 > 1651-1665 > 1666-1680 > 1681-1695 > 1696-1710 > 1711-1725 > 1726-1740 > 1741-1755 > 1756-1770 > 1771-1785 > 1786-1800 > 1801-1815 > 1816-1830 > 1831-1845 > 1846-1860 > 1861-1875 > 1876-1890 > 1891-1905 > 1906-1920 > 1921-1935 > 1936-1950 > 1951-1965 > 1966-1980 > 1981-1995 > 1996-2010 > 2011-2025 > 2026-2040 > 2041-2055 > 2056-2070 > 2071-2085 > 2086-2100 > 2101-2115 > 2116-2130 > 2131-2145 > 2146-2160 > 2161-2175 > 2176-2190 > 2191-2205 > 2206-2220 > 2221-2235 > 2236-2250 > 2251-2265 > 2266-2280 > 2281-2295 > 2296-2310 > 2311-2325 > 2326-2340 > 2341-2355 > 2356-2370 > 2371-2385 > 2386-2400 > 2401-2415 > 2416-2430 > 2431-2445 > 2446-2460 > 2461-2475 > 2476-2490 > 2491-2505 > 2506-2520 > 2521-2535 > 2536-2550 > 2551-2565 > 2566-2580 > 2581-2595 > 2596-2610 > 2611-2625 > 2626-2640 > 2641-2655 > 2656-2670 > 2671-2685 > 2686-2700 > 2701-2715 > 2716-2730 > 2731-2745 > 2746-2760 > 2761-2775 > 2776-2790 > 2791-2805 > 2806-2820 > 2821-2835 > 2836-2850 > 2851-2865 > 2866-2880 > 2881-2895 > 2896-2910 > 2911-2925 > 2926-2940 >
Total 2926 comments

Copyright © 2001-2007 Computer Crime Research Center

CCRC logo
Weekly Newsletter: