home Contact Us

Computer Crime Research Center

You are about to join the

Discussion : EBay encounters more Internet frauds

Discussion is closed !

1-15 > 16-30 > 31-45 > 46-60 > 61-75 > 76-90 > 91-105 > 106-120 > 121-135 > 136-150 > 151-165 > 166-180> 181-195 > 196-210 > 211-225 > 226-240 > 241-255 > 256-270 > 271-285 > 286-300 > 301-315 > 316-330 > 331-345 > 346-360 > 361-375 > 376-390 > 391-405 > 406-420 > 421-435 > 436-450 > 451-465 > 466-480 > 481-495 > 496-510 > 511-525 > 526-540 > 541-555 > 556-570 > 571-585 > 586-600 > 601-615 > 616-630 > 631-645 > 646-660 > 661-675 > 676-690 > 691-705 > 706-720 > 721-735 > 736-750 > 751-765 > 766-780 > 781-795 > 796-810 > 811-825 > 826-840 > 841-855 > 856-870 > 871-885 > 886-900 > 901-915 > 916-930 > 931-945 > 946-960 > 961-975 > 976-990 > 991-1005 > 1006-1020 > 1021-1035 > 1036-1050 > 1051-1065 > 1066-1080 > 1081-1095 > 1096-1110 > 1111-1125 > 1126-1140 > 1141-1155 > 1156-1170 > 1171-1185 > 1186-1200 > 1201-1215 > 1216-1230 > 1231-1245 > 1246-1260 > 1261-1275 > 1276-1290 > 1291-1305 > 1306-1320 > 1321-1335 > 1336-1350 > 1351-1365 > 1366-1380 > 1381-1395 > 1396-1410 > 1411-1425 > 1426-1440 > 1441-1455 > 1456-1470 > 1471-1485 > 1486-1500 > 1501-1515 > 1516-1530 > 1531-1545 > 1546-1560 > 1561-1575 > 1576-1590 > 1591-1605 > 1606-1620 > 1621-1635 > 1636-1650 > 1651-1665 > 1666-1680 > 1681-1695 > 1696-1710 > 1711-1725 > 1726-1740 > 1741-1755 > 1756-1770 > 1771-1785 > 1786-1800 > 1801-1815 > 1816-1830 > 1831-1845 > 1846-1860 > 1861-1875 > 1876-1890 > 1891-1905 > 1906-1920 > 1921-1935 > 1936-1950 > 1951-1965 > 1966-1980 > 1981-1995 > 1996-2010 > 2011-2025 > 2026-2040 > 2041-2055 > 2056-2070 > 2071-2085 > 2086-2100 > 2101-2115 > 2116-2130 > 2131-2145 > 2146-2160 > 2161-2175 > 2176-2190 > 2191-2205 > 2206-2220 > 2221-2235 > 2236-2250 > 2251-2265 > 2266-2280 > 2281-2295 > 2296-2310 > 2311-2325 > 2326-2340 > 2341-2355 > 2356-2370 > 2371-2385 > 2386-2400 > 2401-2415 > 2416-2430 > 2431-2445 > 2446-2460 > 2461-2475 > 2476-2490 > 2491-2505 > 2506-2520 > 2521-2535 > 2536-2550 > 2551-2565 > 2566-2580 > 2581-2595 > 2596-2610 > 2611-2625 > 2626-2640 > 2641-2655 > 2656-2670 > 2671-2685 > 2686-2700 > 2701-2715 > 2716-2730 > 2731-2745 > 2746-2760 > 2761-2775 > 2776-2790 > 2791-2805 > 2806-2820 > 2821-2835 > 2836-2850 > 2851-2865 > 2866-2880 > 2881-2895 > 2896-2910 > 2911-2925 > 2926-2940 > Total 2926 comments



2006-04-18 08:26:44 - Helin Demir
ROJ TV YALAN HABER YAPIYOR

Avrupa Birligi tarafindan teror orgutleri listesine alinan PKK/Kongra-Gel’in propaganda faaliyetleri icin kullandigi yayin organi ROJ TV’nin Danimarka’dan yayinlarini surdurmesine kamuoyunun tepkisi surerken, ROJ TV ekranlarindan bolucu ve ayrilikci yayinlar ile PKK ovulerek, yalan haberlerle, Kurtler kiskirtilmaya devam ediliyor.

ROJ TV’nin 12 Nisan 2006 tarihindeki haber bulteninde “Rize’de linc girisimi” basligi altinda yayinlanan haberde; Agri/Patnos dogumlu Faruk Amedi isimli sahsa, sirf Kurt orijinli oldugu gerekcesiyle saldirida bulunuldugu aciklandi. Haberin devaminda ise cadde ortasinda darp edilerek kanlar icinde birakilan Faruk Amedi’nin sik sik belirsiz saldirilara maruz kaldigi belirtildi.

Savciliga intikal eden olay sonrasinda ise, Faruk Amedi’nin, Nusret Ozyigit tarafindan Rize/Belediye Parki icindeki cay ocaginda darp edildigi, iki sahsin aralarinin bir alisveris nedeniyle acik oldugu, Faruk Amedi’nin basinda basit bir mudahale ile iyilesebilecek sekilde bir yara bulundugu, Faruk Amedi’nin davaci olmamasi nedeniyle Nusret Ozyigit’in serbest birakildigi belirlendi. Sozkonusu olayin tamamen kisisel boyutlarda kalmasina, etnik bazda herhangi bir gerginlik yasanmamasina ve taraflar arasinda cozulen siradan bir olay olmasina ragmen, hicbir arastirma yapilmadan ROJ TV’de yayinlanmasi, provokator yayinciligin en can alici ornegini teskil ediyor.

Vucudu saran kangren nasil dis etkenlerden kaynaklanan mikroplarla besleniyorsa, PKK/Kongra-Gel de, Kurtlerin etrafini saran bir kangren olarak nitelendirilebilecek ROJ TV’den yapilan yayinlarla beslenmeye devam ediyor. Duran Kalkan’dan Murat Karayilan’a kadar PKK/Kongra-Gel’in tum lider kadrosunun neredeyse hergun canli yayina cikmasi, Ocalan’in mesajlarinin yorumlandigi acik oturumlar ve tartisma programlari duzenlenmesi, hemen her gun yayinlanan serhildan cagrilari, PKK tarafindan hedef gosterilen ve oldurulmeleri icin surekli talimatlar verilen sivillere yonelik duyurular, ROJ TV’nin, orgute hizmet ettigini gosteren kanitlardan sadece bazilari…

Turkiye, terorle mucadelede uzerine dusen gorevi basariyla yerine getirmeye devam etmekte, her turlu sorunun karsilikli diyalog, isbirligi ve aciklik politikasi ile cozumlenebilecegine inanmakta ve AB ulkelerinin de, teror orgutleri listesine aldiklari PKK/Kongra-Gel’e hizmet eden ROJ TV’nin kapatilmasi icin olumlu adim atmalarini beklemektedir.

Helin Demir
helindem@mynet.com


2006-04-18 07:29:15 - Emre K.
Çatlak Ampul Patlayacak,
Cumhuriyet Meşalesi Hep Yanacak!

Bugün, AKP'nin etkin ve yetkin kesiminde bulunanlar, bu partiye -gerçek anlamda- yön verenler Atatürk ilke ve devrimlerinin düşmanı, Cumhuriyet karşıtı bir kafa yapısına sahiptirler. Bugünkü Bakanlar Kurulu üyelerinin hemen hemen hepsi hem çeşitli irticai yapılanmalardan birinin hükümet içerisindeki temsilcisi konumunda olup, hem de kendi etnik milliyetçiliklerini güden, sinsi emellerini Türkiyemizin düşmanı dış güç odaklarının çıkarlarıyla birleştiren işbirlikçi kimselerdir. Yani bugünkü hükümet, 21. yüzyılda, çağdaş bir Damat Ferit Hükümeti'dir.

Damat Ferit Hükümeti bilindiği üzere Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde net olarak " ihanet belgesi" diyebileceğimiz Sevr Antlaşması'nı Padişah 5. Mehmet Vahdettin'in onayını alarak gidip, imzalamıştır. Fakat emin olun ki; tarih Sevr Antlaşması'nı imzalayanları bugünkü hükümetten çok daha suçsuz bir şekilde anacaktır gelecekte. Çünkü bugünkü hükümetin Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinde -müzakere- adı altında AB yetkilileriyle oturduğu her masada imzaladığı hükümler Sevr Antlaşması'nın hükümlerinden çok daha ağır şartlar içermektedir!

Bugün halkımız Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinin ne demek olduğunu "bir takım musibetleri yavaş yavaş yaşayarak, ihanetin ete-kemiğe büründüğünü yavaş yavaş fark ederek ve en önemlisi namus=bağımsızlık demek olduğunu anlayarak" görmektedirler, bilinçlenmektedirler ve yer yer karşı tepki geliştirmektedirler.

Gelinen son noktada; Atatürk'ün yüceliği bir kere daha apaçık bir şekilde -belki de hiç olmadığı kadar- kendini göstermiştir. Çünkü bizi sömürmek, köle etmek, hatta varlığımızı ortadan kaldırmak isteyen dış güç odaklarının hepsi aynı zamanda Atatürk'e düşmandırlar. Kazanımlarının hükümetler eliyle bir bir yok edildiği, kesinlikle yaşatılmadığı bir Türkiye'de, Atatürk'ün resimlerine, heykellerine bile niçin tahammül edemediklerini sanıyorsunuz? Bu çok basit mantık yürütmesinin sonucunda bile O'nun hakkı çok rahat teslim edilebilinir!

Arkadaşlarımızla aramızda açılımını "Atatürk Karşıtı Parti " olarak yeniden ürettiğimiz AKP'nin bugünkü hükümeti oluşturan yetkililerinin sadece bir kaçının bundan bir-kaç sene önceki ifadeleriyle bile Atatürk karşıtlığı kanıtlanmaktadır. En sinir bozucu tarafı ise çoğu ifadelerinde halkımızın tertemiz ve samimi inancını hiç çekinmeden kullanmaları, iğfal etmeleridir!!


2006-04-18 07:26:21 - Gizli Türk
Türkiyeyi arap isgalinden kurtarmak yeni hedefimiz olmalidir.
yobazi nerede görsen domaltmak vatani görevler arasinda sayilmalidir!
anti islamci bir harekete gecmenin zamani geldi de geciyor bile!
ikinci harekat ordusuna ihtiyac var!


2006-04-18 06:17:00 - Murat
Resullah Sevgi (SAV) kürtü ,türkü,lazı,çerkezi tek yürek yaptı

Diyarbakırdaki Kutlu Doğum haftasına yaklaşık 100.000 kişi katılarak kafatasçılara,bölücüler en güzel dersi vererek tek ümmet olduğumuz ve ırkımızında,milliyetimizinde islam olduğunu gösterdi.


2006-04-18 06:13:00 - Ahmed
Fethullah Hoca merkezli oluşum, birbiriyle inanç, düşünce, misyon itibariyle hiç de buluşmayan çevrelerin müştereken taarruzuna maruz kalmaktadır. Burada bir gariplik olduğu açıktır. Öyle ki, bugüne kadar hiçbir İslami hassasiyeti bulunmayan, aksine hemen her İslami oluşumu boğmayı ana misyon olarak seçen muhitler, İslam adına yargılarda bulunmaya kalkıyorlarsa ve sırf bir oluşumu boğmak için bizimle el ele tutuşma noktasına geliyorlarsa, kimlerle el ele tutuştuğumuza ve ellerimizin kirlenip kirlenmediğine dikkat etmemiz gerekiyor.

Bazan düşünüyorum, diyelim Fethullah Hocaefendi ile ilgili söylediklerimiz yarın önümüze koca koca dosyalar halinde çıkacak ve biz, onların içini dünyada söylediklerimizle dolduramayacağız. İnsanlarımıza çektirilen acıları anlamamak bir yana bir de üzerlerine olumsuz yargılarla giden dostlar gerçeği, ebedi âlemde nasıl görünür acaba?

Diyorum ki, her davranışımız için kendi içimize özenle bakmalıyız. Belki daha da çok, yanımızı yöremizi yargılamak yerine, kendi hizmet çerçevemizi büyütmek için çaba göstermeliyiz. Çünkü dünya, her birimizin gecelerini uykusuz geçireceği kadar büyük ve İslam’ın sesine muhtaç. Birbirimizi değerlendirmeyi bile birbirimizin hayırlı hizmetlerini beslemek, geliştirmek anlamında görebilirsek çok daha isabetli bir noktada bulunuruz, kanaatindeyim.


2006-04-18 04:29:43 - Ayetullah
Haydar baş İslamın yolunu saptırmaya çalışan megaloman bir sapıktır. Utanmadan birde 2.Atatürküm diyor.


2006-04-18 03:59:15 - TÜRK
hilalin anlamını bile bilmiyorsunuz. Türkler savaşlarda düşmanı daha kolay sindirebilmek için orduyu üssten hilale benzer bir şekilde konumlandırarak saldırırlar. Çok çok eskilerden beri Türklerin kullandığı bir savaş yöntemidir.

İslamiyet gibi ucube bir Arap inanışı ile uzaktan yakından alâkalı değil.

Türklerin ta eski dönemlerden itibaren hikayelerine bakınız. Ay, dolunay, hilal, ayyüzlü, aynur vb. bir çok terimin sürekli kullanılageldiğini görürsünüz.

Araplar benim kıçımı yesin!! Türklerin simgelerini kendilerine mal etmekten vazgeçsinler !


2006-04-18 03:55:54 -
Türk, Türkçü, Türkçe Giremez!...


Değerli okuyucular, Güneydoğu'da bölücülerin ne kadar ipini koparttığını anlatan bir mektubu aynen yayınlıyorum:

Diyarbakır Dicle Üniversitesi Öğrencisiyim. Çaresiz kaldığımız için size yazıyorum. 2 gündür Diyarbakır'da çıkan olayları az-çok duymuş ya da takip etmişsinizdir. Soruyorum, Diyarbakır ili hangi ülkeye bağlı? Hangi ülkenin sınırlarında? Bu Üniversiteye geleli yıllar oldu ama hemen her gün (abartısız)devlet aleyhine, bölücübaşı terörist Abdullah Öcalan lehine eylemler,forumlar yapılmasın, bildiriler okunmasın.Fakültelerin ortak bahçesinde satılan Apo posterli,Kürtçe yazılı bölücü dergileri satılması da cabası...Tabi bunlara tuvaletlerdeki ''Türk,Türkçü, Türkçe giremez'' vs gibi sayısız yazıların varlığını da ekleyecek olursak varın siz durumun ciddiyetini düşünün.
Ve ilginçtir, bunları yapan sözüm ona öğrencilerin büyük kısmını cümle alem artık biliyor ve tanıyor. Çoğu defalarca hapse girmiş, çıkmış kişiler ve üniversite yönetimince (nasıl yönetimse artık) hiçbir şekilde cezalandırılmamış insanlar...Ve son olaylarda da yine bu insanlar başı çekiyorlardı. 2 gündür Diyarbakır da birçok noktada devlet aleyhine gösteriler düzenleniyor. Hiçbir şeyi göstermeyen medya dahi sokaklarda polis-provokatör çatışmasını defalarca verdi (Bu sadece gösterilen kısım) Şehir şu an da ruh gibi. Emniyet binalarının camları inmiş, bankalar yakılmış, okullar, sağlık ocakları, karakollar basılmış, otobüs durakları darmadağın, yollardaki tabelalara kadar saldırılmış durumda. (Nasıl bir demokrasi arayışıdır ki devletimizin onlara sunduğu bu imkanlara saldıracak kadar küstahça!) Saat 20.00 sularında dışarı çıktım ve eski OHAL zamanındaki görüntüden pek de farklı bir görüntüye rastlayamadım.Sokaklarda sadece panzerler,emniyet birim elemanları ve ara ara çatışan göstericiler var.Bir polisin uyarısı üzerine hemen koşarcasına eve dönmek zorunda kaldık.
Olayın bizi en üzen yanı ise kampüse sıçrayan olaylardı.Üniversite polisinin şehirde görevde olmasını fırsat bilerek ''şehit namırın, biji serok Apo'' seklinde sloganlar eşliğinde yüzlerinde maskelerle bir kısmı zaten belli olan ve onlara katılan PKK sempatizanları önce Fen-Edebiyat/Diş Hekimliği Fakültelerinin ortak bahçesinde toplandılar. Sonra Fen-Edebiyat Fakültesi'ni bastılar. Tehditler ve sloganlarla bütün öğrencileri zor kullanarak dışarı çıkardılar. Bütün fakülteleri boşalttırdılar ve hiçbirimiz derse giremedik. Çok sayıda arkadaşımız da mağdur oldu ama kimsenin gücü yetmedi bunlara. Nereden cüret edebiliyorlar bilmiyorum ama şöyle bir tehdit eklediler: ''yarın okula gelmeyeceksiniz, gelenleri cezalandıracağız!'' Şu an da bütün öğrenci arkadaşlarımız tedirgin ve korkmuş durumda. Okula gidemiyoruz. Burası neresi? Biz nasıl bir yerdeyiz? Biz de anlayalım milletimiz de anlasın. Demokrasi,kardeşlik palavrasını atanlar da görsün. Okuma hakkımıza mani olmasınlar. Lütfen! Türk gençleri olarak bizleri sokaklara dökülmek zorunda bırakmasınlar!


2006-04-18 03:52:53 - Gitar hocamla...
Merhaba. Ben izmir'de oturuorum. 17 yaşında bisexual biriym. Ama aslında daha çok erkeklerden hoşlanıyorum. Neyse bu yazdıklarım tamamen doğrudur ve daha 2 hafta önce yaşandı. Ben arkadaşlarımın zoruyla gitar kursuna başlamıştım. Ilk gün gittim we birde ne göreyim. çok çekiciydi. Yanımda kimse olmasa gidip yapışcaktım dudaklarına. Hep jean giyerdi. götü muhteşem görünüyordu.


O da 21 yaşında falandı. Onunda benle ilgilendiği belliydi ama ikimizda hep yanımızda biri olduğu için cesaret edemiyorduk bazı şeylere. Birgün kurs ücretini wermek için kursa giitim. Tabi birde onu görmek için. Akşamları hep onu düşünüyordum. Neyse girdim içeri. Müdürün odasına giitim içeri girdim ama müdür yoktu. O wardı. O an çok mutlu oldum. Işte konuştuk falan tam parayı uzattığımda elimi tuttu ve çekti.


Seninde benden hoşlandığın belli dedi. Bnde hiç birşey sölemeden o çok istediğim dudaklarına yapıştım. Ikimizda alev alev yanıyorduk. üstlerimiz çoktan çıkmıştı. Benim ellerim onun o güzel kıçındaydı. Pantolonundan içeri soktum ve deliğini zorlmaya başladım. Ikimizde altlarımızı çıkardık ve sadece boxerlarla kldık.


Eğildim onun sikini yalamaya bşladım. O boşaldı. Sonra benimkini yalamaya başladı. Artık hazırdım. Döndürdüm arkasını krem falan sürmeden zorlamaya başladım ve girdi. Canının çok acıdığı belliydi. Ama. Sonra bnde bi 5 dk. Sonra boşaldım. O anda yak sesleri duyduk hemn toparlandık. Onu öpüp gittim. We ondan sonra o kursa çok daha istekli olarak gittim.


2006-04-18 03:33:21 - Mahmut Uzuner
İnsan, kainatın özü, peygamberler insanlık aleminin en saf özleri, Peygamber Efendimiz (Hz. Muhammed s.a.v) de peygamberler arasından seçilmiş, Peygamberlerin Efendisi’dir. Bu sebeple Allah Resulü, varlığın özü, kâinat ağacının en mükemmel meyvesidir. Kâinat O, en güzel meyve için yaratılmıştır. Kâinatın yaratılışının esas gayesi O’dur.

Peygamberler sevgisi Rabbani bir sevgidir. Peygamberleri sevmek Allah’ı sevmek demektir. Fesad-ı ümmetin yaşandığı şu zamanda O’nun sevgisine sarılmak her zamankinden daha da önemlidir. Günah işleyip cezasını çeken bir sahabiye, diğer sahabilerin kınayıcı söz sarf ettiklerini duyan Efendimiz’in kaşlarını çatması ve “Kardeşinize karşı şeytana yardımcı olmayın. Allah’a yemin ederim ki o, Allah’ı ve Resulü’nü sever.” Buyurması, günahını itiraf etmekle beraber “Mücrimim belki, ama Muhammed Mustafa hayranıyım” demek ve Efendimiz’e sevgisini haykırmak isteyen bize ümit vermelidir. Zira, Peygamber sevgisi bulunan bir kalbi cehennem ateşi yakmaz.

Şefkati sadece insanları değil bütün canlıları kuşatan Rahmet Peygamberi’nin mübarek ruhlarını incitenlere karşı, İskoçyalı düşünür ve yazar Thomas Carlyle’ın, O’nun büyüklüğünü anlatan şu sözünü aktarmak istiyoruz.”Bu Zat’ın etrafına maksatlı bir şevkle yığdığımız yalanlar, bizim için sadece bir utanç vesilesidir.”

Dünya ile ilgili bir faydayı ıskaladığımız, maddi anlamda kayıp yaşadığımız bir husus için üzüldüğümüz kadar, Efendimiz’in ruhunu rencide edici şeyler karşısında ızdırap duymamak ne büyük bir felakettir. Efendimiz’e gerçek bağlılık; canı, ciğeri iki oğlunu kaybettiği anda Sümeyra (r.anha) gibi “Resulullah nerede?” diyebilmekten geçmektedir/ geçmelidir.

Bugünlerde, bütün insanlığa rahmet olarak gönderilen Efendimiz’i tüm insanlığa anlatmaya ne kadar çok ihtiyacımız var. Ona türlü türlü hakaretlerin edildiği bu zamanda ondan şefaat bekleyen ümmeti olarak acaba biz neler yapıyoruz… Onun sünnetlerini ne kadar uygulayabiliyoruz? Onun adını, onun sünnetlerini ne kadar insanlara anlatabiliyoruz?

Herkesin nefsi nefsi diyeceği o günde ümmeti ümmeti diyen bir Peygamber’in ümmeti olan bizler ona karşı ne kadar vefakârız!


2006-04-18 03:20:43 - engin
“1908’deki Genc Turkler ayaklanmasinin liderlerinden olan Cavit Bey ve Mustafa Kemal ‘Yahudi Donme’lerindendi.

Sonralari Cavit Bey Maliye Bakani, Mustafa Kemal ise yeni Rejim’in lideri oldu ve kendi ismini ‘Ataturk’ olarak degistirdi.”


The Secret Jews(Gizli Yahudiler), Joachim Prinz, 1973, sayfa 111-122


2006-04-18 03:17:10 - Pala Remzi
Aç aç bence gerekli özellikle biz abazanlar için. Askerdeyken ben sürekli aç açı takib ederdim. Bizim bölük komutanı vardı Volkan binbaşı, o da en önce otururdu.Aça Aççı Türkan vardı kız çingeneydi ama güzel vucudu vardı. Bizim Volkan binbaşı Aç açı Türkan çıktımı biz askerlere döner, "oglum burayı alkıştan çınlatında Türkan size açsın" derdi, bizde kalkardık ayağa bağrırdık,
-Türkan Türkan Aç Aç Aç...
salon çınlardı, ey gidi be ne günlerdi onlar.Bize bu günleri armagan eden Ulu Atatürk sana müteşekkiriz, sayende gözümüz bayram etti.


2006-04-17 18:56:15 -
ya adamlara bak!

tayyibin danışmanı cüneyt zapsu bu adamı kullanın diyo , önce yalanlıyolar, sonra tükürdüklerini yalıyolar!

ya tayyibin orospu olmadığını bilenmi var!

akp miletvekillerinin de aynı orospu gillerden olmadığını bilen mi var!

adamlar şirket adamı,hepsi mütahit, hepsi şirket sahibi!

işleri pazarlamak, peki ellerinde mal kalmayınca,işte ozaman birbirlerini pazarlıyorlar!

adamlarda iman , namus gibi hiçbir kavram yok!

ırak ta akan gözyaşı umurlarında değil!

zaten öyle bir başbakana sahibiz ki

abdullah gül denen ermeni devşirmesine,

adamın tek yaptığı her ne olay olursa olsun

kınamak,hassasiyetle yaklaşmak!!

adam sadece laf başka bi bok yok!

böyle gitmeye devam etsin , milletin şerefini , namusunu sadece hassasiyetle yaklaşarak temsil etmeye devam etsin

bizde eşi hayrunnisaya hassasiyetle yaklaşacaz haberi olsun!!

tayyibinkine yaklaşmaya gerek yok,karamanis enişte fena kızar, çok kıskançlık yapar!!


2006-04-17 15:18:04 -
senin gibi trabzonda yaşayan bir piç de varya tamam!

yakında nerde olduğun çıkar ortaya!

belki biraz erkekliğin vardırda, gelirsin boynerin önüne ,

zerre kadar şerefin varsa dicem ama ayokturki!

gün saat ver! buluşalıum boynerin önünde!

götün yermi acaba!

o türklükten eser olmadığını biliyoruz, zerre kadartürrk kanı taşıdığına inanıyosan

trabzonda yer söyle buluşalım!!

konuşalım


2006-04-17 15:15:35 - nerit
ya trabzonlu bende trabzonlu olduğumdan hiç bukadar utanmamıştım!

inşallah uzun sokakta seni bulur
,

hayal edemeyeceğin şeyler yapacam!

beşirlideki binaları nasıl sokacam sana hayal edemessin

lan senden türk olmaz ,sen soysuzun tekisin!

türk demek müğslüman demektir!

sen bi bok değil , rum sun!

rum çocuğu olup , bide trabzonluyum tüğrküm deme!

annen veya anneannene sor, kimlerle düşüp kalkmış ,

sana uzun bir liste vereceklerdir!

günlerce sayarsın kimler olduklarını , mutlaka ordaki rum isimlerinin fazlalığına dikkat et!

belki gerçek babanın isminide böylelikle bulursun!


1-15 > 16-30 > 31-45 > 46-60 > 61-75 > 76-90 > 91-105 > 106-120 > 121-135 > 136-150 > 151-165 > 166-180> 181-195 > 196-210 > 211-225 > 226-240 > 241-255 > 256-270 > 271-285 > 286-300 > 301-315 > 316-330 > 331-345 > 346-360 > 361-375 > 376-390 > 391-405 > 406-420 > 421-435 > 436-450 > 451-465 > 466-480 > 481-495 > 496-510 > 511-525 > 526-540 > 541-555 > 556-570 > 571-585 > 586-600 > 601-615 > 616-630 > 631-645 > 646-660 > 661-675 > 676-690 > 691-705 > 706-720 > 721-735 > 736-750 > 751-765 > 766-780 > 781-795 > 796-810 > 811-825 > 826-840 > 841-855 > 856-870 > 871-885 > 886-900 > 901-915 > 916-930 > 931-945 > 946-960 > 961-975 > 976-990 > 991-1005 > 1006-1020 > 1021-1035 > 1036-1050 > 1051-1065 > 1066-1080 > 1081-1095 > 1096-1110 > 1111-1125 > 1126-1140 > 1141-1155 > 1156-1170 > 1171-1185 > 1186-1200 > 1201-1215 > 1216-1230 > 1231-1245 > 1246-1260 > 1261-1275 > 1276-1290 > 1291-1305 > 1306-1320 > 1321-1335 > 1336-1350 > 1351-1365 > 1366-1380 > 1381-1395 > 1396-1410 > 1411-1425 > 1426-1440 > 1441-1455 > 1456-1470 > 1471-1485 > 1486-1500 > 1501-1515 > 1516-1530 > 1531-1545 > 1546-1560 > 1561-1575 > 1576-1590 > 1591-1605 > 1606-1620 > 1621-1635 > 1636-1650 > 1651-1665 > 1666-1680 > 1681-1695 > 1696-1710 > 1711-1725 > 1726-1740 > 1741-1755 > 1756-1770 > 1771-1785 > 1786-1800 > 1801-1815 > 1816-1830 > 1831-1845 > 1846-1860 > 1861-1875 > 1876-1890 > 1891-1905 > 1906-1920 > 1921-1935 > 1936-1950 > 1951-1965 > 1966-1980 > 1981-1995 > 1996-2010 > 2011-2025 > 2026-2040 > 2041-2055 > 2056-2070 > 2071-2085 > 2086-2100 > 2101-2115 > 2116-2130 > 2131-2145 > 2146-2160 > 2161-2175 > 2176-2190 > 2191-2205 > 2206-2220 > 2221-2235 > 2236-2250 > 2251-2265 > 2266-2280 > 2281-2295 > 2296-2310 > 2311-2325 > 2326-2340 > 2341-2355 > 2356-2370 > 2371-2385 > 2386-2400 > 2401-2415 > 2416-2430 > 2431-2445 > 2446-2460 > 2461-2475 > 2476-2490 > 2491-2505 > 2506-2520 > 2521-2535 > 2536-2550 > 2551-2565 > 2566-2580 > 2581-2595 > 2596-2610 > 2611-2625 > 2626-2640 > 2641-2655 > 2656-2670 > 2671-2685 > 2686-2700 > 2701-2715 > 2716-2730 > 2731-2745 > 2746-2760 > 2761-2775 > 2776-2790 > 2791-2805 > 2806-2820 > 2821-2835 > 2836-2850 > 2851-2865 > 2866-2880 > 2881-2895 > 2896-2910 > 2911-2925 > 2926-2940 >
Total 2926 comments

Copyright © 2001-2007 Computer Crime Research Center

CCRC logo
Weekly Newsletter: